İlk
kurşunu jandarma sıktı
|
'Hayata Dönüş'
operasyonunun tanığı emekli Binbaşı Zeki Bingöl yedi yıl sonra
gördüklerini yazdı. FOTOĞRAF:
REUTERS
|
'Hayata Dönüş' operasyonundan yedi yıl sonra
itiraf: Koğuşlara lastik topa benzeyen gaz bombaları getirildi. İlk
ateşi jandarma açtı
31/08/2007 (2526 kişi okudu)
İSMAİL SAYMAZ (Arşivi)
İSTANBUL - Emekli Binbaşı Zeki Bingöl, 19 Aralık 2000'de yapılan
'Hayata Dönüş' operasyonunda Bayrampaşa Cezaevi'nde görevli subaylar
arasındaydı. Bingöl, tam yedi yıl sonra yazdığı 'Bayrampaşa Cezaevi
Gerçeği' adlı kitabında, operasyonun bir sır perdesini kaldırdı.
Bingöl'e göre, koğuşlara gaz bombasının yanı sıra 'bir cins yuvarlak
lastik topa benzeyen gaz bombaları' atıldı, ilk kurşunu jandarma sıktı.
'Hayata Dönüş' operasyonunun üzerinden tam yedi yıl geçti. 19 Aralık
sabahı operasyonun yapıldığı cezaevlerinden biri de Bayrampaşa
Cezaevi'ydi. TSK'dan binbaşı rütbesiyle emekli olan Zeki Bingöl,
operasyondan önce Bayrampaşa Cezaevi'ne istihbarat, eğitim ve harekât
subayı olarak atanmıştı. O tarihte yüzbaşıydı.
Bingöl, emekli olduktan sonra yazdığı, Togan Yayınevi'nden geçen mart
ayında çıkan 'Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği' adlı kitabında, 'Hayata Dönüş'
operasyonuna bire bir tanıklığını anlattı.
Bingöl'e göre, "Eğer cezaevinde meydana gelecek olaylar planlandığı gibi
gitmezse sonuçlar çok ağır olurdu. Kimse göğüsleyemezdi bunu." Öyle de
oldu.
Ve ilk kurşunu jandarma sıkmıştı: "PKK koğuşu önünde biri belirdi,
bağırmaya başladı. Nöbet sıkı tutuluyordu. O esnada bağıran, vuruldu.
İlk silah patlamıştı. Sol tutuklular silah sesiyle operasyonun olduğunu
anlayıp kapılardan çıkmaya yöneldiler. Her yerde silah sesi
duyuluyordu."
'Yangın bir türlü
söndürülemiyordu'
Bingöl'e göre, yangın sol görüşlü tutukluların bulunduğu koğuş önünde
kurulan barikatın tutuşması sonucu çıktı. Ancak ne olduğu bilinmeyen
'yanıcı' maddeden ötürü bir türlü söndürülemiyordu:
"Yangın koğuşu o kadar çabuk sarmıştı ki, itfaiye hazırlıklı olmasına
rağmen bir türlü sönmüyordu. İçeride bayan tutuklular vardı. Koğuşun üst
kısmı yanıyordu. Diğerleri alt kattaydı. Bayan tutuklular yatakhaneden
çıkmak için kapıya yöneliyorlar ama kapı içerden ve dışarıdan kilitliydi
anlaşılan. Bir teğmen, 'Açın kapıyı, yukarıda yananları kurtarmak için
girelim' diyordu ama kapının açılmasını kabul etmiyorlardı. Göz göre
göre ölüyordu insanlar... Birden alevler sönmeye başladı. İtfaiye
erlerinden biri, galiba yanıcı bir madde vardı, o yanıp bitince alevleri
kontrol altına alabildik, diyordu. Silah sesleri devam ediyordu. Saatler
geçiyordu...."
Bingöl, operasyondan sonra tutukluların "Yanıcı madde atıldı" iddiasına
hak verdirecek bir uygulamadan da bahsediyor: "Tavandaki birlikler gaz
atıyordu.
EMASYA 66. Tugay Komutanı emir vermiş, bir cins yuvarlak lastik topa
benzeyen gaz bombaları getirtmiş. Gaz bombası bitince bunlar
kullanılacaktı."
'Hayata Dönüş' operasyonu tamamlandığında geride 12 ölü ve 57 yaralı
bırakmıştı.