TURK INTIKAM BIRLIGI "EVET IRKCIYIZ" DIYOR "SILAH ALIN DIYOR ADRESLER VERIYOR"!



http://turkcutepki.sitemynet.com/ http://www.turkintikambirligi.tr.cx/ http://www.basbugataturk.tr.cx/ den alinmistir.

Türk ırkının bireyleri olarak, soydaşlarımızın milli ve manevi değerlerine sahip çıkmaları, Türk devletinin ve ırkının içinde bulunduğu ağır şartları göz önünde bulundurarak, her zaman için silah bilincini yaşatarak kendimizi ve bizden sonraki nesilleri savaşa hazır bir askeri ruhla yetiştirmemiz lazım, geleceğimizi emanet edeceğimiz, Türk soylu evlatlarımızı bu bilinç ve şuur içinde geleceğe taşımalıyız. Amaç ve gaye Türk ırkının savaşcı ruhunu canlandırmak, Türk ırkını şahlanışa götürecek ve iç mihratları kökten yok edip bertaraf edecek konuma getirmektir. “(Ermeniler, Kürtler, Farslar, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler, Ruslar, Araplar, Yunanlılar, Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Japonlar Amerikalılar ve İsrailliler)” İÇ ve DIŞ DÜŞMANLARIMIZDIR!...
MHP ile Türkçüler arasındaki ayrilma 69 adana kongresinde CKMP'nin isim ve
amblem değişikliği konusunda ikiliklerle birlikte başlamıstır.
MHP içindeki islamcı kanadın üç hilal olmasını istedikleri amblemi
karsılarındaki Türkçü kesimin bozkurt olarak istemesi ile beraber ilk görüş
ayrılığı kendini göstermistir.
Bu arada parti içinde yapılan görüşmelerde Rıfat Baykal ve Muzaffer Özdag
bozkurt ableminden yana tavır koyarak MHP içindeki islamcı akımdan yana olan
başta o yüksel serdengecti,dundar taser,faruk akkulah hüseyin üzmez gibi
partililere karşı taraf olmuşlardi.
kongre esnasında serdengeçtinin''biz osmanlı torunlarıyız,üç hilalin amblem
olması gerekir''sözü CKMP'nin büyük bölümünde destek bulmustur.
Istanbul Türkçüler derneği ve universiteli Türkçüler buna şiddetle karsı çikarak
bozkurt ambleminin kabulunu istemekteydiler. Parti içinde ise asker kokenliler ,
Atsızın izinden gidenler yine aynı görüşün paylaşımcıları oldular.
CKMP'nin kurultayında Türkçüler ile hilalciler arasında gerginlikler
oluşmaktaydı ,Türkçüler gösteriler yaparak amblem konusunda taviz vermediler.
Türkçü gruba destek veren Rıfat Baykal, Muzaffer Özdag ile beraber Abdulhaluk
Çay, Niyazi Adıguzel, Ufuk Şehri, Mustafa Ok, Kürsat Özkan gibi önemli kişiler
vardı.
Kurultay divanı parti ismini milliyetci hareket, amblemini üç hilal olarak
değistirmiştir. Bunun üzerine kurultayda karişıklıklar ve sertlikler meydana
gelmiştir. Mhp içinde Türkçü kesime karşı düşmanca tavır kongrede Türkçüleri
destekleyen divan başkanı Orhan Kalelinin görevinden alınmasıyla aleni bir hal
almıştır.
MHP DEN AYRILIŞ
Kongreden sonra Türkçüler aralarında toplantı düzenleyerek kongreyi
tartışmışlardır .Sonuç olarak MHP'nin Türkçülükle bağdaşmadıgını islamcı bir hal
aldığını ve MHP ile yolların ayrılması gerektiği kararına varmışlardır. Lider,
teşkilat, doktirin anlayışı ön planda olan fikir ve kadro anlayışının geri plana
atıldığı Türkçülükten uzak sentezci, ümmetci bir parti ile Türkçü ,laik kesim
tamamen yollarını ayırmıştır 69 adana kongresi ile beraber
MHP İÇİNDEKİ TÜRKÇÜLÜGÜ REDDEDEN,
sentezci ve ummetci fikrin hakimiyeti adana kongresinde çok bariz örneklerle su
üstüne çıkmıştır. Bu örneklerden sadece iki tanesini size burada aktarmak
istiyorum. İlk olarak dönemin adana il başkanı Faruk akkulahın konuşmasında
mhp'nin mantığını açıklayan bir bölüm ''partimiz ben Türküm diyen ve kendini
Türk sayan her insanı Türk kabul eder ve ırkçılığı tamamiyle reddeder biz
milleti kanda değil ,kultur ve ideal birliğinde arıyoruz.
İkinci olarak kongrede sadi somuncuoglu ve kamil turanın bozkurt amblemli
gencleri ''aranızda samanist olmayan samanistler var'' diyerek kışkırtıcı
laflarda bulunması ve bozkurtun bir tötem olduğunu put olduğunu islamla
bağdaşmadığını belirten saçma sapan laflarla gençler arasına nifak sokmaya
yöneliklaflar ettiğini unutmamamız gerekir.
Ayrıca tüzükte bulunan Atatürkçülük maddesinin kaldırılmasına yönelik çalışmalar
olması bu maddelerin değiştirilmesine yönelik çalışmalar partide bulunan anti
Atatürkçü, tarikatcı kesimin varlığının ispatıdır.
Türk islam davası yönundeki bir parti ile birlikte siyaset yapılamayacagına
karar veren Türkçüler partiden ayrılmaya karar vermişlerdir. Kendilerinin
idealist insanlar olduğunu belirten Rıfat Baykal ve Muzaffer özdag MHP
yönetimini politik ve oy avcısı olarak nitelendirerek MHP'nin islami değerlere
bağlı, tarikat ve cemaat mensubu kişilere adaylık teklif ettiğini ve bunları
aday olarak gösterdiğinide açıklamışlardır. Baykal, Özdag ve arkadaşları MHP'nin
oy avcılığı,din istismarcılığı yaptığını MHP'nin islamcı,Atatürk ilke ve
inkilaplarına mualif bir çizgide ilerlediğinin tespitine karar verip partiden
ayrılmalarını gerekçelerini böylelikle açıklamışlardır.
Kongre öncesi Türkeş özellikle Türkçülere amblemin bozkurt olacağının
garantisini vermiştir. Fakat kongrede bunun bozkurt olmayacağı belli olmuştur.
Netice itibariyle 69 adana kongresinde Türkçüler ile MHP arasında büyük
uçurumlar oluşmuştur. MHP Türkçülükten taviz veren bir yapı oluşturarak siyaset
Türkçülüğünde yer almıştır. MHP artık islamcı,sentezci bir parti olmuştur.
İslamcılar sürekli Tanrı yok allah var bozkurt yok hilal var ırkçılık yok
ümmetcilik var bilinciyle Türkçülere karşı Türk ırkının üstünlüğüne inananlara
karşı cephe almışlardır. Bu danişıklı dövüş yıllardır devam etmektedir. MHP'nin
ise durumu bellidir Türklük bilinciyle yaşayan insanların milliyetci bir parti
görünümüne aldanarak verdigi oylarla ayakta durmaktır.
69 tarihi bir dönüm noktasıdır. ABD'den patentli Türk-İslam sentezinin görüş
olarak benimsendiği tarihtir. Nedir Türk-İslam sentezi? "Türk-islam sentezi
1960'lı yıllarda amerika'nın hemen hemen tüm dünya ülkelerinde sistematik bir
şekilde uyguladığı anti-komünizm politikasının ürünüdür. Milliyet ve din
kavramlarını reddeden komünizm ile mücadele etmenin yolu olarak milliyetçilik
ile din karışımı suni akımlar amerikalılar tarafından birçok ülkede
oluşturulmuştur. Hristiyan ülkelerde hristiyanlık ile o ülkenin milliyetçiliği
karıştırılarak anti-komünist akımlar oluşturulmuş, Türkiye'de ise Türk-islam
sentezi peydahlanmıştır."
Geniş kitleler Türkeş adını ne zaman duydular? Daha çok 60 ihtilalinde.. 60
ihtilalinde şu deniyor: "Türkeş'i tanıyoruz. Irkçılık-Turancılık davasında
Türkçülerle beraber yargılandı." Evet.. Yargılandı da, yargılanma sebebi Atsız
Atamız'a yazdığı mektuplardı. O mektuplar bulunmasa yargılanmasına da bir sebep
yoktu aslında... Neden kimse Türkeş'in mahkeme heyetine o tarihlerde yazdığı
'pişmanlık' ifadeleri ile dolu 'ben suçsuzum, affımı istiyorum.' şeklindeki
mektuptan bahsetmiyor. Tırnaklarının çekildiği de yalandır. Birileri ismini
destanlaştırmak için bunu söylüyorlar. Türkeş'in tırnakları çekilmemiştir. Kendi
ifadesidir tırnaklarının çekilmediği... Bunu Yavuz Bülent Bakiler Türkeş'in
ağzından duyduğunu söylüyor. Ama, başta Atsız Ata olmak üzere bütün Türkçüler
müthiş işkencelerden geçtiler. Hiç bir zaman mektup yazma gibi bir zayıflığa
düşmediler.
'Türküz, bize isnat edilen suçta Irkçılık ise biz ırkçıyız. Kim haklı kim haksız
tarih önünde anlaşılır'
diye haykırdılar.
ÜMMETÇİ MHP ve Aşağılık kürtleri koruyan ÇAPULCU ülkücüler
Başbuğ Atatürk'ün kurduğu, Türk dünyasının kalesi olan Türkiye cumhuriyetinin kuruluşunda ki öz düşünce Türkçülüktür. Türkçülük devletimizin temel felsefesidir. Başbuğ Atatürk'ün uçmağa varışından sonra Türkçülüğü etkisiz kılmak için emperyalist güçlerin yerli işbirlikçileri, Türkçülüğe ve Türkçülere karşı saldırıya geçmişlerdir. Başbuğ Atatürk'ün uçmağa varışından sonra Türkçüler, Türkçülük ülküsü için canlarını ortaya koyarak direnmişlerdir. Bu kutlu direniş Atsız Ata'mız önderliğinde 1944'de yeniden alevlenmiştir. "Yobazlık Bir Fikir Müstehasesidir" adlı yazı üzerine Atsız Ata'nın etrafında bulunan sözde milliyetçi, fakat asıl ideolojileri Osmanlıcılık ve ümmetçi ülkücülük olan grup, çıkar ve memfaat uğruna Atsız Ata'nın yanından ayrılırlar. Bu dönemde Türkçülüğün yükselişinden rahatsız olan emperyalist güçlerin yerli işbirlikçileri, Türkçülüğü ümmetçi ve Başbuğ Atatürk düşmanı olarak göstererek soydaşlarımızı yanlış yönde yönlendirmişlerdir. Böylece Türkçülük Başbuğ Atatürk'ten kopartılmış ve yükselmesinin önüne geçilmek istenmiştir. 1944 ve sonrası Türkçülüğü ümmetçi çizgiye çekenler bellidir. Bunlar Osmanlıcı, ümmetçi ülkücüler ve Başbuğ Atatürk'ü kullanan sahte Atatürkçülerdir. Sahte Atatürkçüler, Türkçülüğü Atatürk düşmanlığı olarak gösterilmesini sağlayarak Türkçüleri devletle karşı karşıya bırakmak ve Devlet içinde konumlarının sürekliliğini sağlamaya çalışmışlardır. Osmanlıcı, ümmetçi ülkücüler ise Türkçülüğü esas amacından saptırmış bir şekilde kendi bünyelerine katarak Türkçülüğün yükselmesinin önüne geçmeye çalışmışlardır, amaçları kendi servetlerinin ve konumlarının sürekliliğini sağlamaktır. Menfaat ve çıkar uğruna, sahte Atatürkçüler ve Osmanlıcı, ümmetçi ülkücüler gibi iki ayrı topluluk Türkçülüğe karşı saldırılarını günümüze kadar yoğunlaştırarak arttırmışlardır. Türkçülüğe yapılan en son saldırı MHP genel başkanı ümmetçi ülkücü Devlet Bahçeli'nin Türk Milliyetçiliğini ümmetçi bir anlayışta yeniden tarif etmesi olmuştur, ümmetçi ülkücü Devlet Bahçeli'nin yaptığı açıklama şu: ''Kan bağına ve soya dayalı milliyetçilik anlayışını reddediyoruz'' diye açıklama yapmıştır, Türkçülüğün özü kan ve soy bağına dayalıdır,Türkçülüğe yapılan bu saldırılara duyarsız kalmayacağız bunun hesabını vereceksiniz bekleyin gün ola devran döne. Devlet Bahçelinin açıklamalarında, Türk budununun omurgasını zedeleyecek bir açıklama daha var Bahçeli:''Türk milliyetçiliği, Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk sayan, her türlü ayrımcılığı ve dışlanmayı reddeden, birleştirici, toparlayıcı ve bütünleştirici bir zihniyeti temsil eder'' Bahçelinin bu açıklamaları gaflet dalalet ve hıyanettir, Türk kanı tasımayanları, soysuzları, devşirmeleri ve etnik özürlü kürtleri, Türk sayarak kime hizmet ettiği ortadadır, ümmetçi ülkücülerin bu hareketleri Türklüğe, Türkçülüğe ve Türk devletine yapılabilecek en büyük hainliktir. Ey Bahçeli sen kim oluyorsun da binlerce yıllık Atalarımızın Türkçülük anlayışını yeniden tarif etmeye kalkıyorsun!!! Ey Bahçeli sen kim oluyorsun da Türklerin kutlu sevdası Turana giden yolda, Türklerin kürtlerle birlikte hareket etmesi ve onları Türk olarak kabul etmesini istiyorsun!!! Görüldüğü gibi ümmetçi ülkücülerin ne Türklükle ne Türkçülükle bir alakaları yoktur, onların amacı ellerindeki var olan belli kitleyi sömürmek ve Türkiye üzerindeki oynadıkları kirli oyunu soydaşlarımız üzerinden gerçekleştirmektir. Bazı arkadaşlar ülkücülerin içinde sağlam Türkçülerin bulunduğunu iddia etmektedirler bu bir yanılgıdan başka bir sey değildir. Serefli ve haysiyetli bir Türkçü Bahçeli ve ülkü ocaklarının yaptığı hainliklere ortak olmaz tavrını koyar ve Türkçülerle birlik içerisinde Türkçü bir teşkilatta davasına sarılır. Türklüğe ve Türk devletine yapılan bu hainlikler karşısında, hala ülkücü teşkilatlarda bulunuyorsa o kişi çıkar amaçlı bu davayı kullanmaya çalışıyor demektir.
Adı ``Milliyetçi Hareket
Partisi`` Bu partinin yakından uzaktan Türk milliyetçiliğiyle alakası yoktur,
parti içindeki düzene bakmak yeterli MHP uyeliği olanların %85i gayri Türk
unsurlardır. Bu kadar gayri Türk etnik özürlü lümpen takımının partide bulunması
Türk ırkına hainlikten başka bir sey getirmez. Türk milliyetçiliği adı altında
insanlarımızın dini ve manevi duygularını sömürerek onların üzerinden rant
sağlayan oylarını sömüren ve kendi memfaatleri için her türlü entirikalara giren
hain partidir.
57. hükümette gördük bu soysuzları satılmış Ecevit'in kucağına oturdular, Rahsan
çırpıntısının eteğini öptüler. Devlet bahçeli sahsiyetsiz olduğunu gösterdi. Bu
ülkücü mhp'liler birde ``Turan`` dan bahsederler fakat öte yandan avrupa
birliğinden yana olduklarını 57. hükümette iken avrupa birliği uyum yasalarının
altına imza atan kurdce eğitimin önünü açan teslimiyetçi mhp'dir. Doğu
Turkistan'da ırkdaşlarımız kan ağlarken bahçeli denen sahsiyetsiz Çin devlet
baskanı ile pozlar vererek dostluk antlaşmaları imzaladı ayrica terorle mücadele
antlaşmaları imzalayarak DOĞU TüRKiSTAN`daki soydaşlarımızı terorist olarak
nitelemiştir teslimiyetçi Devlet bahceli.
Türkiye`mizde depremler olmustur, bu ortamda bile devletten dolaylı yönden
ihaleler alarak tüğü bitmemiş yetimlerin paralarını hortumlamişlardir, KORAY
AYDIN örneğinde olduğu gibi, bu çakal bakanlığa getiriliyor öte yandan adamın
şirketleri harıl harıl çalısıyor, bu mhp'deki tutarsızlığın göstergesidir. Bunun
gibi yüzlerce örnek konulabilir. Türk tarımına en büyük darbeyi vuran 57.
hükümet yani MHP'nin bizzat ta kendisidir, çiftçimize kotalar koyarak imf'nin
direktiflerini onaylayarak çifçilerimize kara günler yaşatan gene bu satılmış
teslimiyetçi MHP'dir, bir yandan komunist militanlara, katillere, soysuzlara,
vatan hainlerine aflar çıkardılar, öte yandan vergi borcu olan çiftçilerimizi
hapisanelere tıktılar iste bunlar sozde milliyetçi geçinen
hortumculardir.``Görünen Köy Kılavuz Istemez``
Kıbrıs göçmeni Türkeş tarafından yıllarca söylenen, yıllarca dillendirilen “kürtler bizim din kardeşimizdir, biz bir ağacın dallarıyız et ve tırnak gibiyiz ayrılmaz bir parçayız.” Sözü Türk milletinin yıllarca uyanmasını, düşmana karşı bilinçlenmesini ve düşmanı analiz etme kabiliyetini baltalamış, Türkün baş düşmanları din adı altında yıllarca kardeş gösterilmiş bu yetmiyormuş gibi Türkeş yüzünden milli hassasiyeti olan Türk gençlerinin kürtlerle evlenmesinde kız alıp vermesinde bir sakınca görmemiş ve buna tepki vermemiş, yıllarca din kardeşliği adı altında göz yummuşlardır. Bu etkileşimden dolayı çoğu Türk gençi yabancı unsurlarla evlilikler gerçekleştirmiş ve melezleşmişlerdir. Bu melezleşmenin baş mimarlarından biri Kıbrıs göçmeni Türkeş'tir.
Türk islam ülküsü adı verilen düşünce sapık bir ideolojidir. Bu düşüncenin ne Türklükle ne Türkçülükle yakından uzaktan alakası yoktur. Türk islam ülküsü düşüncesi Türk ırkını içten içe kemiren bir virüstür, soydaşlarımızın milli reflekslerini törpüleyen bozuk bir ideolojidir.
Türk islam ülküsü düşüncesi Türkün kültürünü yozlastıran ve Türk ırkının saflığını kırdırtan bir düşüncedir. Kendilerine ülkücüyüm diyen devşirme yobazlara baktıgımızda Türk islam ülküsünü benimsemiş soysuzlardir. müslüman müslümanın kardeşidir diye aşagılık kürtleri kardeş görmüşlerdir, kız alıp kız vererek melez bir kitle haline dönüşmüşlerdir.
Günümüzde de bu insanlar kendilerine Türk milliyetçisiyim diyor ne alaka!! Türk milliyetçiliği adı üstünde Türkün milliyetçiliğidir. Asağılık bir kürt Türk milliyetçiliği yapamaz, ama bu soysuz islam sentezcisi ülkücüler teşkilatlarına kürtleri sokuyor ve aşagılık etnik özürlü lümpenlerle kol kola milliyetçilik yapıyorlar, aşagılık bir kürt o ocaklara gelen asil Türk evlatlarına ne verebilirki ancak Türk-kürt kardeşliği afyonunu ortaya serper buda Türk ırkını gaflet uykusuna sürüklemektir, iste bunlar Türk islam ülküsü gebe bıraktığı sorunlardir.
Kıbrıs göçmeni Türkeş Türk milliyetçiliğini zamanında tekeli altına almayı başarmıştır, söle geçmişe bir göz atacak olursak alparslan Türkeş’e 2 yıl ABD de eğitim verilmiştir ve Türkiye de dıştan gelme ideoloji komunizm rüzgarı estiği dönemlerde alparslan türkes Türkiye’ye gönderilmiştir ve Türkçülük hareketlerinin içine girerek Türkçülüğü ummetçi çizgiye çekmek, Türkiye de hızlıca kitleselleşmek için Türkiye’nin mevcud yapısını yani sosyal dengelerini iyi hesaplama yoluna gitmiştir. Çoğunlugu kağıt üzeri müsluman görünen bir ülkede hangi argümanı kullanabilirdi ``islam`` argumanını tabiki ve kullanmıştırda zaten islam-sentezini Türk milliyetciliği olan Türkçülüğe yamayarak, O dönemlerde dünya iki kutba ayrılmıştı bir tarafta amerika diger tarafta moskoflar Türkiye ise arada Tampon bölge olarak komunizme karşı direnecek tek kale olarak kalmıştı, dolayısıyla ABD emperyalizmi Türkiyedeki bazı İslamcı milliyetçi akımlarını desteklemiştir, kendi çıkarlarını kollayacak maşa olarak ülkücü diye adlandırılan ummetçi islam sentezcileri en uygun maşa olarak görmüş ve desteklemiştir.
Kıbrıs göçmeni Alparslan Türkes’in Türk milliyetçiliğine Türk islam ülküsünü yamamasında dış güçlerin baskıları etkilerini göstermistir. Türkçülük rayından saptırılmış artık dış güçler milli hassasiyeti olan soydaşlarımızı ülkücüler eli ile kullanmaya yeltenmişlerdir. Şu an kendine ülkücüyüm diyenlerin gerçek Türk milliyetçiliği olan Türkçülükle bir bağları kalmamıştır, onlar artık yobaz nizamı alemci şeriatcı islam birliğini savunan dış güclerin usağı haline gelmiştir. Partileri MHP’ye baktığımızda da bu açık seçik ortadadir, güney doğudaki ocakları kürtlere devretmişlerdir.AKP ye baktığımızda 70 tane eski MHP kökenli milletvekili vardır. Bunların 30 tanesi aşağılık kürttür, bir önceki ülkü ocakları başkanı Alişan satılmış`da aşağılık bir kürttür, Türk milliyetçiliği bu soysuzlarla özdeşleştiği için milli ve manevi duyguları kabarık olan gençlerimiz bunları milliyetçi sanıyor ve kolaylıkla bu yobaz ümmetçi islam sentezcilerinin eline düşmekte ve beyinleri yıkanmaktadir.
Gerçek Türk milliyetçiliği Türkçülükte dini siyasete alet etmek yoktur, Türkçülükte Türk ırkının üstünlüğüne inanma ülküsü vardır, her şey Türk için Türk’e göredir. Türkçülüğün kıstaslarında dilde birlik ,iste birlik, fikirde birlik, soyda birlik olgusu mevcuttur yani önemli olan Türkün Türklüğüdür, dini degil!! Her insan inancında hürdür inançlari bahane ederek veya Türk islam ülküsü safsatasını ortaya atarak milli enerjimizin boşa gitmesine neden olmak hainlikle eş değerdedir. Dolayısıyla ülkücü ve mhp’liler de haindir, Türk ırkını içten içe kemiren bu soysuzlara karşı Türkçüler olarak her platformda savasacagiz.
68 SAVAŞAN ATSIZ
|
TÜRKİYE'Yİ KEMİREN HASTALIK ŞERİAT ve ŞERİATÇILIK |
|
|
Mahmut Esat Bozkurt |
|
TURK INTIKAM BIRLIGI SILAH ALIN DIYOR! SILAH ALMAK ICIN ADRESLER VERIYOR!
Silah alımı için, aşağıdaki >SİLAH FABRİKALARI< yazan bölüme dokunun, açılan pencerede Türkiye’deki silah fabrikalarının, ADI, SAHİBİ, MARKASI ve ADRESLERİNE erişebilirsiniz.
GEREKİRSE ABD'Yİ DÜNYA HARİTASINDAN SİLERİZ!
Türk Ordusu Türk milletiyle bir bütünlük içerisindedir ve Türk Ordusunun elinde bulundurdugu dünyada emsali olmayan 8500 km'ye kadar her türlü biyolojik, kimyasal, nükleer başlık takılabilen özel füzeleri vardır, okyanuslara göndereceğimiz 5 deniz altı ile ABD'yi haritadan silecek güçteyiz. ABD güçümüzün farkında olduğu için, Türkiye'ye savaş açamaz buna güçü yetmez, yıllardır tek yaptığı veya diğer bir tabirle yapabildiği, Türkiye'de gelişen terör faaliyetlerine gizlice el altından destekleyerek Türkiye'yi zayıflatmaya çalışmaktadır. Buradan soydaşlarıma söyleyeceğim şudur TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE güveniyoruz, destekliyoruz, Ordumuzun güçünün bilincindeyiz, başımız dik ölümüne ilerleyeceğiz....
GEREKİRSE ABD'Yİ DÜNYA HARİTASINDAN SİLERİZ!!!
AMERİKAN KÖPEKLERİNİN NEYİ VAR ?
EY Amerika! Aklını başına al
Ordularını dağıtırım, uşaklarını yamulturum
TÜRK’e düşman olana, TÜRKÇÜ vurur darbeyi
Sıkıyorsa gel, dene çanakkaleyi
Çanakkalemiz etten duvar
Amerikan köpeklerinin neyi var?
Burası TÜRK’ün ATA yurdu
TÜRKÇÜLERİN sembolüdür BOZKURT’u
Askerlerimiz tepelerde, bekliyor nöbette
Etten duvar ördük, TÜRKİYE’nin her yerinde
Hamburger Çocuklarının sözü, çöl bedevilerine geçer
TÜRKÇÜLER boyun eğmez, seni ezer geçer
Anadolunun merkezi, Aksaray'dır kalesi
Milyonlar burada, süngülerimiz hazırda
Elli milyon MİLİTANIM var
Amerikan köpeklerinin neyi var?
68 SAVAŞAN ATSIZ
"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki ASİL kanda mevcuttur" ULU BAŞBUĞ ATATÜRK
TÜRKÇÜ ŞEHİR SAVAŞÇILARI'NIN BİLDİRİ DAĞITMA YÖNTEMİ
Türkçü Şehir Savaşçıları
dağıtacakları bildirilerde bölgelere göre iki ayrı yol izlemelidir. Türkçü Şehir
Savaşçısı'nın hedef kitlesi, Türk Irkının asil bireyleridir. Bu bağlamda
Türklerin ezici çoğunlukta olduğu bölgelerde beş'er kişilik iki eylem ekibi
oluşturup, caddenin veya sokağın solunda beş, sağında beş kişi olmak üzere, seri
ve atik davranarak bildirileri cadde veya sokağın sonuna kadar dağıtıp eylem
bölgesinden uzaklaşmalıdır. On kişilik iki eylem ekibinin güvenliğini sağlama
almak için, bir Türkçü Şehir Savaşçısı iki adet silah ve dört yedek şarjörle
donatılmalıdır.
Bölgelere göre dağılımdaki ikinci yol, Türkçü eylem ekiplerinin güvenliğini en
üst seviyede tutmamızı gerektirir. Bazı Türk yerleşim bölgelerinde yaşayan
farklı etnik unsurların bulunduğu bölgelerde ilk aşamada geniş istihbarat
toplamalı ve Türk soyluların önceden belirlenmesi, buna bağlı olarak
bildirilerin Türk Irkının bireylerine ulaşması sağlanmalıdır. Bu tür bölgelerde
on'ar kişilik iki eylem ekibi oluşturup cadde veya sokağın sağında on, solunda
on kişi olmak üzere seri ve atik davranarak bildirileri cadde veya sokağın
sonuna kadar dağıtıp eylem bölgesinden uzaklaşmalıdır. Yirmi kişilik iki eylem
ekibinin güvenliğini sağlama almak için, iki Türkçü Şehir Savaşçısı dört adet
silah ve dört'er yedek şarjörle donatılmalıdır. Bölgede Türkçü Eylem ekipleri
ile diğer etnik unsurlara mensup kişilerle sıcak çatışma yaşanması durumunda,
Silahlı Türkçü Şehir Savaşçıları eylem alanında bulunan, çatışmaya dahil olan
bütün farklı etnik unsurları imha etmeli ve Türkçü eylem ekiplerinin güvenli bir
şekilde bölgeyi terk etmeleri sağlanmalıdır.
SAVAŞAN ATSIZ
TÜRK İNTİKAM BİRLİĞİ
TEŞKİLATI
TURKÇÜ SİLAHLI PROPAGANDA YÖNTEMLERİ
Türk
düşmanlarına karşı Silahlı eylemleri gerçekleştirmek, silahlı propagandayı da
beraberinde getirir. Kitle iletişim vasıtaları, Türkçü direnişçilerin Türk
Milleti için gerçekleştirdikleri eylemlerin gerekçelerini soydaşlarımıza
aktarmak için yönlendirilmesi gereken önemli propaganda vasıtasıdır.
Bu propaganda vasıtalarını doğru yönlendirmenin kazanımı, yüzlerce soydaşımızın
Türkçü silahlı direnişe katılmasına vesile olacaktır. Soydaşlarımızın silahlı
direnişe katılmaları için bazı propaganda yöntemleri geliştirilebilir, ses kayıt
cihazı ile kayda alınmış Türkçü düşünce ve silahlı direniş içelikli duyuru ve
bildirileri radyo istasyon antenlerine (telsizci soydaşlar tarafından) iletme
yolları aranmalı, yayını bölerek Türkçü Silahlı Propaganda radyo kanallarının
hatlarına kaçak girerek gerçekleştirilmelidir.
Bulunduğunuz bölgede şehrin işlek yerlerine “Türkçü Silahlı Direnişin
başladığını, Türkiyedeki Türk kanı taşımayan unsurları bertaraf etmek için
savaşacağımızı” duvarlara, meydanlara, otobus duraklarına, üst geçitlere ve
kitlelerin yoğun bulunduğu bölgelere yazılmalıdır.
Türklük şuuru ve bilinci içinde hareket eden basın yayın kuruluşlarında bulunan
soydaşlarımıza, Türkçü silahlı Direnişin nedenlerini açıklayıcı mektuplar,
e-postalar gönderilmelidir. Ayrıca Türk’e düşman olan basın yayın
kuruluşlarındaki yazarlara tehdit içelikli mektuplar ve e-postalar göndererek
Türk’e karşı kin kusmalarının önüne set çekmek ve onları bulundukları yerde
tedirgin etmek gerekmektedir, Ülkemizin içinde ve dışında bulundukları ortamda
rahatça hareket etmelerini engellemek için bu gibi tehdit içelikli girişimler
yapılmalıdır.
TÜRKÇÜ ŞEHİR SAVAŞÇISI'NIN SORGU USULLERİ VE TATBİKİ
Türkçü Şehir Savaşçısı,
Türklüğün bekası için gerçekleştirdiği harekatlarda gerekli gördüğü durumlarda,
Türk düşmanlarını veya yabancı ordu mensupları ve vatandaşlarını tutsak ederek
önceden belirlenmiş gizli sorgulama odalarına alıp, sorgu süreci tamamlandıktan
sonra bu esirler imha edilmeli, uygun arazilere gece karanlığından faydalanarak
gömülmelidir.
Türkçü Şehir Savaşçısı, sorgulayacağı esire daima sert ve acımasızca kaba kuvvet
kullanmalı, sorularını sert bir şekilde sormalıdır. Esirin doğru bilgileri
aktarmadığını sezinleyen Türkçü Şehir Savaşçısı, silahının dipçiği ile esirin ön
dişlerine doğru sert bir darbe vurarak ön dişlerinin kırılmasını sağlayıp esiri
soru yağmuruna tutarak piskolojik direncini kırmalıdır. Ardı Ardına sorulan
sorular karşısında cevap veren esir, düşünecek olanak bulamadığından arka arkaya
gelen sorulara karşı gerçekleri veya kesin bilgiye yakın konuşabilir. Alınan
cevapların doğru olup olmadığı birkaç günlük yoğun sorgularla açığa çıkacaktır.
SAVAŞAN ATSIZ
TÜRK İNTİKAM BİRLİĞİ TEŞKİLATI
Emperyalist Güçlerin Yerli İşbirlikçilerine TÜRKÇÜ DARBE
Türk devletini yıkmak ve Anadolu topraklarından Türkleri
çıkarmanın yolunu Türk-kürt kardeşliği tezini Türk Milleti'ne dayatarak,
milletin derin uykuda uyumasıyla kürtlerin dahada güçleneceğini, Türklerin bu
uyuma devresinde kürt nüfusunun zamanla artacağı ve Türkiye’deki demografik
dengelerin kürtler lehine değişeceğini emperyalist güçler yüzyıllar önce
tasarladıkları için bu planlarını 1806 dan beri adım adım sürdürmeye devam
ediyorlar.
Bu planı Türkiye’de uygulayan ve emperyalistlerin yerli
işbirlikcisi kürt kardeşliği tezini savunan ve hararetle kürt kardeşliği tezini
dayatan sözde kemalist fakat özde Türklükle alakası olmayan farklı etnik gruba
mensup kemalist kılığına büründürülmüş hainlerdir.
Diğer bir kesim ise ümmetçi takımıdır bunların bir kolu
İslamcı tarikatlar ve bünyesinde gelişen oluşumlar, ikinci kol ise Türk
milliyetçiliğini tekellerine almaya çalışan yıllarca Türk-kürt kardeştir diyen
ülküocakları ve etrafında aynı yolu izleyen kendilerini ülkücü diye tanımlayan
milliyetçiliği ümmetçilik olarak göstererek Türk milletini her koldan gaflet
uykusuna sürükleyen, Emperyalist güçlerin yerli işbirlikçileri, Türkiye’de
Türk-kürt kardeşliği tezlerini ortaya atarak Türk milletini, etkisizliğe ve
tepkisizliğe sürüklemişlerdir
Başbuğ Atatürk’ün açmış olduğu bu engin yolda
kararlılıkla, Emperyalist Güçlere ve yerli işbirlikçilerine karşı, direnen
Atatürkçü soydaşlarıma yıllar önce yazdığım 2 şiirimi armağan ediyor ve Başbuğ
Atatürk’ün bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyetini korumak için hayatımızın
sonuna kadar direneceğimizi dosta, düşmana buradan açıkça beyan ediyorum.
----------------------------------------------------
AMERİKAN KÖPEKLERİNİN NEYİ VAR ?
EY Amerika! Aklını başına al
Ordularını dağıtırım, uşaklarını yamulturum
TÜRK’e düşman olana, TÜRKÇÜ vurur darbeyi
Sıkıyorsa gel, dene çanakkaleyi
Çanakkalemiz etten duvar
Amerikan köpeklerinin neyi var?
Burası TÜRK’ün ATA yurdu
TÜRKÇÜLERİN sembolüdür BOZKURT’u
Askerlerimiz tepelerde, bekliyor nöbette
Etten duvar ördük, TÜRKİYE’nin her yerinde
Hamburger Çocuklarının sözü, çöl bedevilerine geçer
TÜRKÇÜLER boyun eğmez, seni ezer geçer
Anadolunun merkezi, Aksaraydır kalesi
Milyonlar burada, süngülerimiz hazırda
Elli milyon MİLİTANIM var
Amerikan köpeklerinin neyi var?
----------------------------------------------------
Silahlarımız Depolarda, durmayacak hep orada
Dünyayı titreten, Türk Ordusu
Avrupayı sardı, Türk korkusu
Ordumuza desteği, verecektir Türk eri
Avrupalı sürüngenler, Türkçüler seni tepeler
Silahlarımız Depolarda, durmayacak hep orada
Türkiye’nin Ordusu, dünyanın korkusu
Türkiye benim vatanım, ölmek için varım
Ben bağımsız yaşarım, ölmeye hazırım
Ölmek ve öldürmek, benim için seref
Türk harici herkez, vurulacak hedef
Silahlarımız Depolarda, durmayacak hep orada
SAVAŞAN ATSIZ’lar Dağlarda, savaşıyor
Avrupalı sürüngenler, teker teker kaçıyor
Ordu millet el ele, siperdeyiz görevde
Direnecek Anadolum, her zaman her yerde
Aksarayın dağları, geçilmez ovaları
Silahlarımız Depolarda, durmayacak hep orada
>1984-2000 Yılları Terör Olayları Trendi<
>2000 Yılı Terör Olayları Trendi<
>Türkiye'de Bölücülük Faaliyetlerinin Tarihsel Gelişimi<
AŞAĞILIK kürdler
kadek(pkk) Terör Örgütü
>Amacı, İdeolojisi, Stratejisi<
>12 Eylül 1980 Sonrası Faaliyetler<
>Terörist Saldırıların Başlaması<
>Siyasi Partilerle İlişkileri ve Siyasi Faaliyetleri<
>kadek Terör Örgütünün Son Durumu<
>kadek'nın Yabancı Ülkelerdeki Faaliyetleri<
>Rakamlarla kadek Faaliyetleri ve Karşı Mücadele<
>kadek Terör Örgütü Olayları İstatistiği<
>Terör Örgütü kadek'nın Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı Bağlantısı<
>Terör Örgütü kadek'nın Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı Faaliyetleri<
>Terör Örgütü kadek'nın Avrupa'da Uyuşturucu Kaçakçılığı<
>Kürt Orijinli Suç Aileleri ve Terör Örgütü kadek<
>Terör Örgütü kadek'nın Uyuşturucu Madde Kaçakçılığında Dış Bağlantıları<
>İslami Büyükdoğu Akıncılar Cephesi<
>kürdistan İslami Devrim Hareketi<
Sol Eğilimli Terör Örgütleri
>Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) Kökenli Örgütler<
>Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist (TKP/ML) Kökenli Örgütler<
>Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP) Kökenli Örgütler<
CENGİZ KAĞAN ve BOZKURT
Cengiz Kağan'ın ırk kökeni hakkında yapılan incelemeler sonucu
çeşitli görüşlere varılmıştır.Bu görüşlerin en geçerli olanına göre Cengiz
Kağan, Türk'tür. Bunun kanıtları olarak şunlar gösterilebilir:
Cengiz Kağan, Moğolca ile birlikte Türkçe de konuşmakta idi.
Cengiz Kağan konuşmalarında kendini Türk olarak tanımlamıştır.
Cegiz Kağan'ın soyu Çinliler'ce ''Şa-To'' adı verilen Türkler'e dayanır ki bu
Türkler, Kök-Türkler'in devamıdır.
Cengiz Kağan, tıpkı Kök-Türk kaganları gibi kumral ve açık renk gözlüdür.
Efsaneler, Cengiz Kağan'ın soyunu (tıpkı Türkler'in Bozkurt Destanı'nda olduğu
gibi) Bozkurt'a bağlar. Eğer Cengiz Han Moğol olsa idi efsaneler onun soyunu
kurda değil köpeğe bağlardı; çünkü Moğol geleneğinde kurt değil köpek önemlidir
ve Moğol kültüründe Cengiz Kağan'dan önce kurt önem taşımamaktadır.
Bir Arap, Cengiz Kağan'ın oğlu Ögedey Kağan'a, babasını düşünde gördüğünü ve
kendisine bir söz söylediğini naklettiğinde Ögedey Kağan ona ''Babam bunu sana
hangi dille anlattı'' diye sormuş. O da Arapça anlattı deyince Ögedey, babasının
Türkçe ve Moğolca'dan başka bir dil bilmediğini söylemiştir. Sonuç olarak Cengiz
Kağan, Türk soyundan gelir. Fakat Türk ve Moğollar'ca ortak olarak hükümdar
kabul edilmiş ve saygı duyulmuş bir kişidir.
''Moğollar'ın Gizli Tarihi'' adlı eski eser, Cengiz Kağan'ın soyu hakkında
şunları söyler: ''Cengiz Kağan'ın kökeni, yücelerdeki göğün takdiri ile doğmuş
''Börteçine (Gökkurt, Bozkurt) idi.''
Bu açıkça, Türk Bozkurt Destanı'nın moğollaştırılmış halidir. Fakat burada
önemli olan, Cengiz Kağan'ın tıpkı Eski Türk kaganları gibi, Bozkurt'a bağlanmak
istenilmesidir. Türkler'de, önemli şahsiyetler ile Bozkurt arasında bir ilişki
kurmak gelenektir. Ve bu gelenek Cengiz Kağan'la birlikte, Türkler'den
Moğollar'a da sirayet etmiştir.
TÜRKÇÜ HAREKET ENGELLENEMEZ!
http://kanalturkcu.sitemynet.com/yayin.htm