ORAL CELIK ULKUCULERI NAZILER EGITTI!
PERINCEK MHP
KUCUK AMERIKA MILLIYETCISI
Yazilar http://www.solbirlik.net/ ve http://www.infosolbirlik.com/ den alinmadir.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:
MHP'nin Küçük Amerika milliyetçiliği
MHP'nin milliyetçiliği, bizim Atatürk'lerin milliyetçiliğine benzemez.
Türkeş'lerin milliyetçiliği, Ermeni, Yunan, Bulgar ve Barzani-Apo milliyetçiliği
gibi, etnik grup veya küçük millet çizgisi içindedir. Aşağı yukarı yarım
yüzyıldır, ABD ve AB emperyalizmine karşı tek bir eylemleri yoktur.
EMPERYALİZME KARŞIYDI, DEVRİMCİYDİ, HALKÇIYDI
Türk milliyetçiliği, 19. ve 20. yüzyılda, kapitalist ve emperyalist devletlere
karşı mücadele sürecinde gelişti. Bu nedenle devrimciydi. Hem emperyalizme
direnmede devrimciydi; hem de Abdülhamit'i devirirken ve Osmanlı devletini
tarihe gömerken. İlk Türkçü düşünürlerin sosyalist veya halkçı olmaları
doğaldır. Çünkü Ezilen Dünya ülkelerinde milliyetçilik, İngiltere veya
Fransa'daki gibi, özel girişimci ve bireysel çıkarcı olamazdı; toplumcu olmak
zorundaydı. Türk milliyetçiliğinin doğuşunu ve serpilmesini, Yusuf Akçura,
"Türkçülüğün Tarihi" başlıklı kitabında çok güzel anlatır. Kaynak Yayınları
günümüz Türkçesiyle basmıştır. Bugün özellikle incelenmesinde yarar var.
Türk milliyetçiliğinin emperyalizme karşı mücadele içinde şekillenmesi,
ideolojik bir tavır yanında, bir ruh hali de oluşturmuştur. Dünyada kapitalist
ve emperyalist büyük devletlere karşı iki yüzyıldır savaşan başka bir millet
yoktur. Düveli Muazzama'yla savaşlar tarihi, bizim Devrimci Milliyetçiliğimize
damgasını vurmuştur. Ve en önemlisi, bu tarih, bir dizi geri çekilmelerden
sonra, Çanakkale Direnişi ve Kurtuluş Savaşı zaferi gibi insanlığa yön veren
büyük başarılarla doruğa yükselmiştir.
YUNAN, BULGAR, ERMENİ VE BARZANİ MİLLİYETÇİLİĞİ
Çevremizdeki milliyetçi akımlar ise farklıdır. Yunan, Bulgar, Ermeni
milliyetçiliği örneğin, Osmanlı devletine, başka deyişle Türk'e karşı savaş
tarihi içinde oluştu. Türk kimdir? 19. ve 20. yüzyılın ezilen milleti!
Emperyalizmin üzerine çullandığı millet! Peki Türkiye'ye karşı kimin desteğine
başvurmuşlardır? İngiliz emperyalizminin, Fransız emperyalizminin, Çarlık
Rusyası emperyalizminin, ABD emperyalizminin! 19. ve 20. yüzyıl Yunan, Bulgar,
Ermeni milliyetçiliği tarihi, emperyalizmle işbirliği tarihidir. Ermeni
milliyetçiliği açısından bu süreç, ünlü Ermeni devlet adamı Karinyan'ın yeni
çıkan "Ermeni Milliyetçi Akımları" başlıklı kitabında çok iyi açıklanmaktadır.
Apo ve Barzanilerin milliyetçiliği de, Ermeni ve Yunan milliyetçiliğinin
özellikleriyle beslenmiştir; emperyalizme bel bağlar.
MHP MİLLİYETÇİLİĞİ
MHP'nin milliyetçiliği, bizim Atatürk'lerin Türk milliyetçiliğine benzemez;
Ermeni, Yunan, Bulgar ve Barzani-Apo milliyetçiliğinin burnundan düşmüş gibidir.
Atatürk'ten sonra yaşananları hatırlayalım. İkinci Dünya Savaşı yıllarında, bir
kısım ırkçı milliyetçiler Alman emperyalizminin Rusya ve Orta Asya
politikalarına göre mevziiye sokuldular. Türkeş'in emperyalizmle işbirliği
tarihi böyle başladı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Hitler'in çizmelerini ABD
emperyalizmi giyince, milliyetçiliğin efendisi de değişti. 1960 sonrasında
Alparslan Türkeş, SüperNATO görevlerini üstlenirken, Hüseyinzade Ali Bey'leri,
Gaspıralı'ları, Yusuf Akçura'ları, Ziya Gökalp'leri, en önemlisi Mustafa Kemal
Atatürk'ü kendi tarihinden silmek zorundaydı. Devrimci ve halkçı milliyetçilik
yerine, ABD patentli Türk-İslam Sentezini benimsedi. Bu, Türk milliyetçiliğinin
tarihindeki karşı-devrimdir.
DEVLET BAHÇELİ'Yİ LİDER YAPAN TARİH
Görüldüğü gibi, MHP milliyetçiliğinin tarihi, kırk yıldır emperyalizmle
işbirliği tarihidir. Devlet Bahçeli'yi lider yapan tarih budur. AB kapısında
Türk milli devletini tasfiye eden Uyum Yasaları'nı çıkarmak; Türk toprağında ABD
talimatlarıyla tütün dikmeyi, pancar ekmeyi, şeker üretmeyi yasaklamak;
TELEKOM'a, Merkez Bankası'na emperyalist kelepçeler takmak; Türkiye'yi bölen
İkiz İhanet Yasaları'nı kabul etmek; Washington yönetiminin Tayyip Erdoğan'ları
Türkiye'nin tepesine oturtması için erken seçim senaryosunda rol almak, MHP
liderine nasip olmuştur.
ABD'NİN SAĞI VE SOLU
Türkiye Küçük Amerika sürecine sokulunca, önce milliyetçilik ve halkçılık
birbirinden koparılmıştır. Milliyetçiler, ABD'nin Soğuk Savaş görevlileri haline
getirilmiş; halkçılar ise sosyal demokratlaştırılarak yine emperyalizmin
denetimi altına alınmışlardır. Ne milliyetçilik kalmıştır, ne de halkçılık!
Türkiye ABD emperyalizminin ellerine düşerken, Alparslan Türkeş'in
liderliğindeki milliyetçiler, kendi ülkelerinin bağımsızlığı için mücadele
edenlerin üzerine sürülmüşlerdir. Böylece ABD emperyalizminin iç inzibat
kuvvetleri haline gelmişlerdir. Solun bir kısım maceracı örgütleri de,
emperyalizme karşı mevzilenme yerine milliyetçilerle vuruşma veya etnik grup ve
mezhep çizgisine girerek, aynı oyunda sahne almışlardır.
Türkeş'ler; Türk milliyetçiliğinin devrimciliğine ve laikliğine cepheden tavır
almış, Türk milletinin etnik grup, tarikat, cemaat ve mezheplere bölünmesi
politikasında hayli ağır görevler üstlenmişlerdir.
Böylece milliyetçilik bizde, Ermeni, Yunan ve Bulgar milliyetçiliği gibi, etnik
grup veya küçük millet çizgisi diyebileceğimiz bir yönelişin içine sokulmuştur.
Dikkat ediniz, aşağı yukarı yarım yüzyıldır, MHP'nin ABD ve AB emperyalizmine
karşı tek bir eylemi yoktur. Tel Afer bombalanırken, ne "Hira Dağı kadar
Müslüman" ne de "Tanrı Dağı kadar Türk" olmuşlardır. İçi boşaltılan
milliyetçiliğin yerine, Ermeni, Yunan, Kürt düşmanlığı, hatta Arap ve İran
düşmanlığı konmuştur. ABD'nin bölge halklarını birbirine kırdırma politikası,
Türkeş milliyetçiliğine böyle yansıtılmıştır.
HEM KÜÇÜK HEM AMERİKA GÜDÜMLÜ
MHP'nin milliyetçiliği, tıpkı Yunan, Bulgar, Ermeni ve Barzani milliyetçiliği
gibi, kardeş veya komşu milletlere karşı ABD ve AB desteği arama telaşı
içindedir.
Küçük Amerika'da milliyetçilik işte böyle oluyor; hem küçük, hem de ABD güdümlü!
Oysa Türk milliyetçiliği, tarihi köklerindeki gibi ancak emperyalizme karşı
olabilir; ancak devrimci olabilir ve ancak halkçı olabilir.
Türkiye'miz emperyalizmle cephe cepheye gelmiştir. Bu konuları soğukkanlılıkla
tartışmanın zamanıdır. Gelecek sayılarda devam edeceğiz.
Doğu Perinçek, Aydınlık, başyazı, Mayıs 2006