ORAL CELIK ULKUCULERI NAZILER EGITTI!

PERINCEK MHP KUCUK AMERIKA MILLIYETCISI
 

 

Yazilar http://www.solbirlik.net/ ve http://www.infosolbirlik.com/ den alinmadir.

 
'Ülkücüleri Naziler eğitti'



Abdi İpekçi cinayeti ve Papa suikastının kilit isimlerinden Oral Çelik, 1970'li yıllarda Malatyaédaki ülkücüleri Nazilerin eğittiğini söyledi.


25 yıllık suskunluğun ardından BUGÜN Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan Abdi İpekçi cinayeti ve Papa suikastının kilit ismi Oral Çelik, 1970'li yılların sonlarında Malatya'daki ülkücüleri Naziler'in eğittiğini söyledi.

Ankara ve İstanbul'da ticaret yapan ve izlenme rekorları kıran Kurtlar Vadisi dizisini aratmayacak Hedefteki Sır adlı dizinin senaryosunu yazan Oral Çelik, BUGÜN gazetesinde yayınlanan ropörtajda şunları söyledi:

O zaman kolluk kuvvetleri yetersiz ve donanımsızdı. Olaylar Türkiye’nin her şehrinde hızla yayılıyordu. Bir iç savaşın eşiğindeydik.

Biz, bırak kendi ülkemizi kendi yaşadığımız toprakları Çin Seddi'nden Sarajevo'ya kadar bir bağımsız Türk devleti kurma sevdasındayken, üzerinde yaşadığımız topraklarımız tehlike içindeydi.

Türk düşmanları fitili ateşlemiş, sağ-sol, Alevi-Sünni çatışmaları ülkeyi adeta bir iç savaşa sürüklemişti. Buna karşı örgütlenmemiz ve vatanımızı, bayrağımızı müdafaa etmemiz gerekiyordu. Biz bunun bilincindeydik.

GENEL MERKEZ DEN GELİYORLAR

O yıllarda, komünizmle mücadele adı altında Malatya'ya kendilerini Alman Nazileri olarak tanıtan kişilerin geldiğini anlatan Çelik, Beraberlerinde Ankara Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nden Eşref adlı bir kişi de vardı. Bunların amacı komünizmi sindirmekti.

Bu şahıslar 3 er kişiden oluşan 10 kişilik timler kurdular, ders verdiler. Eğitim görenler masada duran bayrak, Kur'an, silah üzerine yemin ettiriliyordu. Ne yaptıklarını saati saatine bilmeme rağmen bu timlere katılmadım.

Ben Türk'tüm ve beni bir Türk eğitebilirdi. Bu sebepten dolayı kendi ordumuzu kurduk. Hazar Gölü'nün kenarında eğitim kampımız vardı diye konuştu.

Malatya'da ülkücü gençlere eğitim veren Naziler'in video çekimi yaptığını da açıklayan Oral Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

İçlerinde adamlarım vardı. Ne yaptıklarını saniye saniye öğreniyordum. Derslerde her türlü silâh kullanma, sabotaj, fidye alma, adam kaçırma, suikast öğretiliyordu. İlk bölümdeki dersler bununla kalmıyor, bomba, bıçak, ustura ve değnek kullanma teknikleri de anlatılıyormuş.

Robotlar ve kum torbaları eğitimin bir diğer unsuru. Dersin ikinci bölümünde de otomobil gaspı, solcuların yürüyüş, konuşma ve giyinme tarzı anlatılıyormuş.

Örnek vermek gerekirse; solcuların giydiği kıyafetler giyilecek, tipleri onlara uyacak, favoriler uzatılacak, yeşil uzun parkalar ve botlar giyilecek gibi. İşte o günler böyle günlerdi. Siz kapıyı kapatmazsanız içeri başkası girer.
 
http://www.infosolbirlik.com/TR2/id11.htm

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:
MHP'nin Küçük Amerika milliyetçiliği



MHP'nin milliyetçiliği, bizim Atatürk'lerin milliyetçiliğine benzemez. Türkeş'lerin milliyetçiliği, Ermeni, Yunan, Bulgar ve Barzani-Apo milliyetçiliği gibi, etnik grup veya küçük millet çizgisi içindedir. Aşağı yukarı yarım yüzyıldır, ABD ve AB emperyalizmine karşı tek bir eylemleri yoktur.

EMPERYALİZME KARŞIYDI, DEVRİMCİYDİ, HALKÇIYDI

Türk milliyetçiliği, 19. ve 20. yüzyılda, kapitalist ve emperyalist devletlere karşı mücadele sürecinde gelişti. Bu nedenle devrimciydi. Hem emperyalizme direnmede devrimciydi; hem de Abdülhamit'i devirirken ve Osmanlı devletini tarihe gömerken. İlk Türkçü düşünürlerin sosyalist veya halkçı olmaları doğaldır. Çünkü Ezilen Dünya ülkelerinde milliyetçilik, İngiltere veya Fransa'daki gibi, özel girişimci ve bireysel çıkarcı olamazdı; toplumcu olmak zorundaydı. Türk milliyetçiliğinin doğuşunu ve serpilmesini, Yusuf Akçura, "Türkçülüğün Tarihi" başlıklı kitabında çok güzel anlatır. Kaynak Yayınları günümüz Türkçesiyle basmıştır. Bugün özellikle incelenmesinde yarar var.

Türk milliyetçiliğinin emperyalizme karşı mücadele içinde şekillenmesi, ideolojik bir tavır yanında, bir ruh hali de oluşturmuştur. Dünyada kapitalist ve emperyalist büyük devletlere karşı iki yüzyıldır savaşan başka bir millet yoktur. Düveli Muazzama'yla savaşlar tarihi, bizim Devrimci Milliyetçiliğimize damgasını vurmuştur. Ve en önemlisi, bu tarih, bir dizi geri çekilmelerden sonra, Çanakkale Direnişi ve Kurtuluş Savaşı zaferi gibi insanlığa yön veren büyük başarılarla doruğa yükselmiştir.



YUNAN, BULGAR, ERMENİ VE BARZANİ MİLLİYETÇİLİĞİ

Çevremizdeki milliyetçi akımlar ise farklıdır. Yunan, Bulgar, Ermeni milliyetçiliği örneğin, Osmanlı devletine, başka deyişle Türk'e karşı savaş tarihi içinde oluştu. Türk kimdir? 19. ve 20. yüzyılın ezilen milleti! Emperyalizmin üzerine çullandığı millet! Peki Türkiye'ye karşı kimin desteğine başvurmuşlardır? İngiliz emperyalizminin, Fransız emperyalizminin, Çarlık Rusyası emperyalizminin, ABD emperyalizminin! 19. ve 20. yüzyıl Yunan, Bulgar, Ermeni milliyetçiliği tarihi, emperyalizmle işbirliği tarihidir. Ermeni milliyetçiliği açısından bu süreç, ünlü Ermeni devlet adamı Karinyan'ın yeni çıkan "Ermeni Milliyetçi Akımları" başlıklı kitabında çok iyi açıklanmaktadır. Apo ve Barzanilerin milliyetçiliği de, Ermeni ve Yunan milliyetçiliğinin özellikleriyle beslenmiştir; emperyalizme bel bağlar.



MHP MİLLİYETÇİLİĞİ

MHP'nin milliyetçiliği, bizim Atatürk'lerin Türk milliyetçiliğine benzemez; Ermeni, Yunan, Bulgar ve Barzani-Apo milliyetçiliğinin burnundan düşmüş gibidir. Atatürk'ten sonra yaşananları hatırlayalım. İkinci Dünya Savaşı yıllarında, bir kısım ırkçı milliyetçiler Alman emperyalizminin Rusya ve Orta Asya politikalarına göre mevziiye sokuldular. Türkeş'in emperyalizmle işbirliği tarihi böyle başladı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Hitler'in çizmelerini ABD emperyalizmi giyince, milliyetçiliğin efendisi de değişti. 1960 sonrasında Alparslan Türkeş, SüperNATO görevlerini üstlenirken, Hüseyinzade Ali Bey'leri, Gaspıralı'ları, Yusuf Akçura'ları, Ziya Gökalp'leri, en önemlisi Mustafa Kemal Atatürk'ü kendi tarihinden silmek zorundaydı. Devrimci ve halkçı milliyetçilik yerine, ABD patentli Türk-İslam Sentezini benimsedi. Bu, Türk milliyetçiliğinin tarihindeki karşı-devrimdir.



DEVLET BAHÇELİ'Yİ LİDER YAPAN TARİH

Görüldüğü gibi, MHP milliyetçiliğinin tarihi, kırk yıldır emperyalizmle işbirliği tarihidir. Devlet Bahçeli'yi lider yapan tarih budur. AB kapısında Türk milli devletini tasfiye eden Uyum Yasaları'nı çıkarmak; Türk toprağında ABD talimatlarıyla tütün dikmeyi, pancar ekmeyi, şeker üretmeyi yasaklamak; TELEKOM'a, Merkez Bankası'na emperyalist kelepçeler takmak; Türkiye'yi bölen İkiz İhanet Yasaları'nı kabul etmek; Washington yönetiminin Tayyip Erdoğan'ları Türkiye'nin tepesine oturtması için erken seçim senaryosunda rol almak, MHP liderine nasip olmuştur.



ABD'NİN SAĞI VE SOLU

Türkiye Küçük Amerika sürecine sokulunca, önce milliyetçilik ve halkçılık birbirinden koparılmıştır. Milliyetçiler, ABD'nin Soğuk Savaş görevlileri haline getirilmiş; halkçılar ise sosyal demokratlaştırılarak yine emperyalizmin denetimi altına alınmışlardır. Ne milliyetçilik kalmıştır, ne de halkçılık!



Türkiye ABD emperyalizminin ellerine düşerken, Alparslan Türkeş'in liderliğindeki milliyetçiler, kendi ülkelerinin bağımsızlığı için mücadele edenlerin üzerine sürülmüşlerdir. Böylece ABD emperyalizminin iç inzibat kuvvetleri haline gelmişlerdir. Solun bir kısım maceracı örgütleri de, emperyalizme karşı mevzilenme yerine milliyetçilerle vuruşma veya etnik grup ve mezhep çizgisine girerek, aynı oyunda sahne almışlardır.



Türkeş'ler; Türk milliyetçiliğinin devrimciliğine ve laikliğine cepheden tavır almış, Türk milletinin etnik grup, tarikat, cemaat ve mezheplere bölünmesi politikasında hayli ağır görevler üstlenmişlerdir.



Böylece milliyetçilik bizde, Ermeni, Yunan ve Bulgar milliyetçiliği gibi, etnik grup veya küçük millet çizgisi diyebileceğimiz bir yönelişin içine sokulmuştur. Dikkat ediniz, aşağı yukarı yarım yüzyıldır, MHP'nin ABD ve AB emperyalizmine karşı tek bir eylemi yoktur. Tel Afer bombalanırken, ne "Hira Dağı kadar Müslüman" ne de "Tanrı Dağı kadar Türk" olmuşlardır. İçi boşaltılan milliyetçiliğin yerine, Ermeni, Yunan, Kürt düşmanlığı, hatta Arap ve İran düşmanlığı konmuştur. ABD'nin bölge halklarını birbirine kırdırma politikası, Türkeş milliyetçiliğine böyle yansıtılmıştır.



HEM KÜÇÜK HEM AMERİKA GÜDÜMLÜ

MHP'nin milliyetçiliği, tıpkı Yunan, Bulgar, Ermeni ve Barzani milliyetçiliği gibi, kardeş veya komşu milletlere karşı ABD ve AB desteği arama telaşı içindedir.

Küçük Amerika'da milliyetçilik işte böyle oluyor; hem küçük, hem de ABD güdümlü!



Oysa Türk milliyetçiliği, tarihi köklerindeki gibi ancak emperyalizme karşı olabilir; ancak devrimci olabilir ve ancak halkçı olabilir.

Türkiye'miz emperyalizmle cephe cepheye gelmiştir. Bu konuları soğukkanlılıkla tartışmanın zamanıdır. Gelecek sayılarda devam edeceğiz.



Doğu Perinçek, Aydınlık, başyazı, Mayıs 2006

ANA SAYFA