BIZ TAYYIP'IN ARKASINDA
DURMAZSAK BU
ADAMI YERLER!!!!
ERDOĞAN VE DOĞAN MEDYASI
Türkiye yeni bir yol ayrımına daha gelmek üzere. 4 Ekim sabahı belki de çok şey
değişmiş olacak. Bu değişim olumlu mu? Olumsuz mu? Olacak, bu hep birlikte
yaşayarak öğreneceğiz. Ancak 3 Ekim'e giderken yaşanan bazı tarihi gerçeklere
dikkatinizi çekmek istiyorum. Amacım moralleri bozmak ya da birilerini yıpratmak
değil. Amacım sadece "gazetecilik" görevimi yapmak ve duyduğum ve gördüklerimi
en doğru şekilde sizlere aktarmaktır. Şimdi sizlere anlatacağım olay ise bu güne
kadar ne yazıldı ne çizildi. Bu yazı ilk kez kaleme alınıyor...
Yer: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti , Saray Otel arkası DHA (Doğan Haber Ajansı)
irtibat bürosu.
Tüm Türkiye ile birlikte gözlerimiz televizyonlarda ve Strazburg'tan gelen
haberlere kitlenmiş durumdayız. DHA'nın ofisinde olduğumuz için doğal olarak
haberleri CNN TÜRK'ten izliyoruz. Strazburg'ta Mehmet Ali Birant konukları ile
gelişmeleri değerlendiriyor ve kritik dakikaları aktarıyor. Zaman öğleden
sonrayı biraz geçmiş ve hep birlikte moraller bozulmaya başladı, gelen haberler
olumsuz yönde. CNN TÜRK'ü UP-LİNK'ten (yayını ön izleme) kanalından izliyoruz.
Yani siz Televizyonda sadece konuşmaları duyabiliyorsunuz biz ise reklâm
aralarında dahi olup biteni izliyoruz. Kendi aralarındaki konuşmaları,
telefonlaşmaları ve Mehmet Ali Birant'ın asistanlarına kahve için bağırdığını
duyabiliyoruz. Reklam arası verilmiş "canlı" yayına 5 dakika var. Mehmet Ali
Birant'ın cep telefonu çalıyor, telefonun ucundaki İstanbul'da bulunan Doğan
Yayın Grubunun başındaki isim Mehmet Ali Yalçındağ. Evet ikili arasında şu
tarihi konuşma geçiyor.
"Birant: Mehmet burada işler kötüye doğru gidiyor. Bugün bizim gruptaki bazı
gazetelerden çarpık sesler çıkmış, onları sustur. Ben buraya hakim olmaya
çalışıyorum. Biz bu adamın (Başbakan Tayyip Erdoğan'ın) arkasında durmazsak bu
adamı yerler. Sen o yüzden İstanbul'dakileri sağlam tut."
İşte Mehmet Ali Birant'ın ağzından dökülen kelimeler aynen böyle. Biz donup
kalıyoruz. Ofiste benden başka dört-beş kişi daha var. Herkes şok olmuş durumda.
Hemen Hürriyet gazetesinin Kıbrıs muhabiri Ömer Bilge telefona sarılıyor ve
Starzburg'da ki CNN TÜRK ekibini arıyor ve konuşmaların UP-Link ten duyulduğunu
söylüyor. Yönetmen koşarak Birant'a cep telefonunu kapatmasını söylüyor. M.
Birant önce anlamıyor sonra anlatıyorlar
"efendim mikrofon yakanızda olduğu için ön izleme yapanlar sizi duydular" diyor
ve M. Birant'ın ağzından Ha...S.....tir sözcükleri dökülüyor önce ve sonra
herkese basıyor fırçayı... İşte Türkiye'nin tarihi gerçeklerinden biride böyle
yaşanmış oluyor. Doğan Grubu bugün Türkiye'nin 3. zengin grubu. CNN Türk'ün
resmi internet sitesinde ve aynı grubun başka sitelerinde AK Partinin reklâmı
var. Ben gördüklerimi ve yaşadıklarımı yazdım, yorum size ait...Alihan Pehlivan
Not: Alihan Pehlivan, Yalova Samanlı köyünden olup, Kıbrıs'ta çalışan bir genç
arkadaş.
AKTARAN : basakunfabrikasi@superonline.com
DSS