"PKK DINCI
ORGUT OLSAYDI HIZBULLAH SOLCU ORGUT OLURDU" MAHIR KAYNAK
http://www.haber10.com/haber/3432/#Scene_1 den alinmadir.
Provokasyon nedir?
Eylemde, etkiden çok tepkiden çıkacak sonuç önemliyse; bu, provokasyon. Oysa
genelde Türkiye'de etkiylf uğraşılır. Ama provokasyonla suikast farklı. Bir
suikast, provokasyon izlenimi verebilir. Soldan bir adam öldürüle-cekse, sağcı
bir kişiye görev verilir, örgütün üzerine yüklenir. Amaç, provokasyondan çok
ortadan kaldırmadır.
Sıradan insan ikisini nasıl ayırır?
Mümkün değil. Sonuçlarıyla belli olur. Olayın üzerinde durulmuyor ve toplumsal
etki doğmuyorsa; bu, suikasttır. Provokasyonun önemli özelliklerinden biri "Şu
vasıfta bir insan öldür" emridir.
Mumcu, Üçok, Kışlalı ve Hablemitoğlu neydi?
İlk üçü provokasyon. Mumcu öldürüldüğünde Türkiye ve
İran arasında gerginlik isteniyordu.
Kaynağı kimdi?
ABD istiyor ve kendi askeriyle çözemeyeceğini biliyor. Aracıya ihtiyacı var.
Bu ihtiyaç sürmektedir. Benzeri provokasyonlar muhtemeldir,
l Mart tezkeresi kabul edilmiş olsaydı, ABD askeri Türkiye'ye yerleşecekti.
Türkiye üzerinden İran'a operasyonlar düzenleyeceklerdi. İran, Türkiye'yi
hasım telakki edecek ve savaş çıkacaktı.
Diyelim Mumcu, Üçok ve Kışlalı'yı ABD öldürttü. Türkiye'nin payı neydi?
İçeride bir ortak olmadan yapmak zor.
Resmi yardımcılar mı?
Genelde gayri resmi. resmi makamların içinde işbirliği yapan ve bireysel karar verenler vardır. Onlarla beraber yapılır. İşbirliği çoğunlukla kurumsal değildir.
CIA ve MİT'in içinde birtakım pdaklar geliyor aklıma. Tespit doğru mu?
Evet
CIA, MİT ve Mumcu'ya giden zindir içinde bulgularınız var mı?
Sadece fikir yürütme. Somut bilgiye sahip değilim. Ama size daha önemli bir provokasyon örneği vereceğim. 33 erimiz, PKK ateşkesinin ardından şehit edildi. Askerler silahsız gönderiliyor; eylemciler otobüslerin içinde taramıyor, 9 saat yürütüyor PKK propagandası yapıyor. Eylemi yapanlardan biri bile yakalanamıyor.
Bunu Türk istihbaratı mı yaptı?
Türkiye'de PKK pek bilinmez. PKK'nın farklı bir cephesi vardır. Eylem
örgütü kuranlar, sonradan başkaları tarafından kontrol edilmesini
engelleyemezler. Türkiye'de âdet, bir örgüt olduğu zaman bertaraf etmektir.
Yabancılar bunu memnuniyetle karşılar ve kendi politikalarında kullanmak için
her şeyi yapar. PKK da biraz kendi eylem yapmıştır; daha çok da başkaları
yapmıştır. Sonuçta Güneydoğu Anadolu'daki ağalar bu
sayede ticaret ve siyaset burjuvazisi haline geldi. 70 bin korucuya sahip
oldu. Bahanesi PKK'ydı.
Kürtlerin güç hevesi mi başlattı PKK'yı?
PKK başlangıçta oradaki feodal yapıya karşı çıkıyor. Sonra herkes PKK'yı
sevdi. Bakın şunu söyleyeyim. PKK yandaşları ile hızlı PKK karşıtları aynı
kamptadır. Analiz yapmayan, kimseyi konuşturmayanlar, her lafın arkasından
"Sen PKK'lısın" diye suçlayanlar...
MHP eşittir PKK mı?
Hayır, genel olarak söylüyorum. İtham değil. Provokasyonlar iki tarafı kışkırtır.
Hizbullah?
Provokatif değil. PKK'ya karşı şehirlerde Hizbullah kullanıldı.
Korucunun şehirlisi Hiz-bullah'tır. PKK, İslamcı
olsaydı, aynı kişileri solcu olurdu bu sefer.
33 erin şehit edilmesinde katiller Kürtmü, Türk müydü? Rütbeli miydi?
Kürt'tü. Ama elin önemi yoktur. Kararı verenler önemlidir.
Kararı verenler Kürt burjuvazisi, Ankara'daki uzantıları yani?
Evet.
Provokasyon Türkiye'de gelenek mi?
Türkiye'nin provokasyonlarla yönetildiğini ve yönlendirildiğini
söyleyebiliriz. 12 Eylül öncesi olayların tümü
provokasyon. Çok güzel yönetilmiş bir operasyon. l
Kıymetli insanlar da öldü. Akıl gücümüzden kaybettik. Mantıklı mı bu?
Bu operasyonu yapan ABD'ydi. Bu tespite 'Höt Money' adlı yeni bir kitapta da
rastladım. 12 Eylül darbesi için; "NATO himayesindeki darbe Türkiye'nin Batı'y
la ekonomik bütünleşmesini sağlamak amacıyla yapılmıştır" diyordu. Zaten bizim
bildiğimiz bir slogan da vardır: "Our boys ha-ve göt it: Bizim çocuklar
becerdi." Ama sadece sonuç değil, provokasyonlar da o lafı söyleyenlerin
eseridir. 1978'de bir rapor verdim. Türkiye'de sağ-sol tehlikesi yoktur.
Çatışmalar darbe hazırlamak için yapılmıştır. Türkiye'yi ekonomik olarak
kontrol etmek içindir. Türkiye bu dönemde Sovyetler
Birliği (SSCB) ile yakın ilişki içindeydi. SSCB'nin politikası da Türkiye'yi
Batı'nm kontrolünden çıkarmaktı. Yatırımlar yaptı. Türkiye de karşılık olarak
Ortadoğu'daki Sovyet nüfuzunun artışına imkân sağlıyordu. Türkiye
üzerinden geçiri-yorlardı uçakları. Türkiye bağımsız bir ülkeydi. Türk
solcuları bağımsız Türkiye için mücadele ettiler ve bağımlı hale getirdiler.
27 Mayıs ve 12 Mart?
Türkiye'deki darbeler iç dinamik eseri değildir. Uluslararası politikada doğan
ihtiyaçlara binaen darbeler olur. 1960 darbe-^inde uluslararası bir sorun
vardı. İngiltere bölgede ABD'ye kaptırdığı egemenliğini geri istiyordu.
Türkiye'de sola açık anayasa yapıldı. Kimsenin böyle talebi de yoktu. Subaylar
solcu değildi; ama sol anayasa yaptılar. Bu sol, anti Amerikan'di. Amerikan
denizcileri suya atılıyor, Avrupalı denizciler Beyoğlu'nda geziyordu.
Anti-em-peryalist değildi yani. ABD'ye yakın 14'ler grubu sonradan tasfiye
edildi.
Siz provokatör müydünüz?
Hiç yapmadım.
Deşifre olduğunuz olay?
İstihbaratla provokasyon farklı. Provokasyonda bir eylemi yapmak niyetinde
olmadıkları halde insanları sırf bertaraf etmek için eyleme ikna edersiniz,
sonra uygularsınız.
Sizinki böyle değil miydi?
Benim, içinde bulunduğum insanları darbeye ikna ettiğimi düşünmek bile
hatadır. İlhan Selçuk, Doğan Avcıoğlu darbe yapmayacaklardı da, ben ikna
ettim, öyle mi? Onları yönlendirmedim. Hazır darbenin içine girdim. Benim
yaptığım provo-kasyonsa, o zaman devletin yaptığı her istihbarat faaliyeti
provokasyondur. Diyorlar ki, "Solcu gibi, darbeci gibi davrandm". Ne
yapabilirdim ki başka. İstihbarat yapıyordum.
Türkiye'de provokasyonu kim yapar? Kontrgerilla,
derin devlet... Kim?
Dışarının amaçları istikametinde yapılır ve Türkiye'deki bazı adamları
kullanırlar. Kullanılanlar bazen bilinçli bazen bilinçsizdir. Provokasyonun
tarafları çoğu zaman da bunu vatan millet için yapar. Karar veren, uygulayan
zinciri içinde en yukarıda bir-iki kişi vardır.
Mesela Kenan Evren?
Evren, 12 Eylül'ü niye yaptığını hâlâ anlamış değil. Genel olarak yukarıları
söylüyorum.
Haydar Saltık olabilir mi?
Çapına bakarak o kararı veriyorlar. Bunu analitik olarak söyleyemem.
Asker bu provokasyonun içinde var veya yok,
bilemiyorum.
'Our Boys' kim?
ABD'liler bizim askerlere, "Türkiye komünizme gidiyor"
demiş olabilir. Bizimkiler de inanmış olabilir. l
Tahsin Şahinkaya'nın ABD gezisinden sonra darbenin olduğu söylendi?
Var böyle bir iddia. Aslında böyle bir şeyi tercih ederim. Bizimkiler en
azından ortağı olsunlar. Değillerse; bu, daha vahimdir. Bence ikinci şık
geçerli.
28 Şubat bir provokasyon muydu?
Bazı insanlar kullanıldı. Bir provokatif operasyondur.
Bugün iktidarda olanların dine bakışıyla FP'nin bakışı arasında bir fark
yoktur. Eğer irtica o gün var idiyse, bugün de var demektir.
Amerikan karşıtı bir İslam yerine taraftarı bir İslam
konmuştur.
Kudüs gecesi bir provokasyon muydu?
Kalkancı gibi olaylar da öyleydi.
Medya bunu işledi. Medya da mı provokasyonun içindeydi?
Medyasız provokasyon olmaz. Bazen bilinçli, bazen
de bilinçsiz yapar.
28 Şubat'ta?
Bilinçli olabilirler. En azından Erbakan Hoca'yi tasvip etmeyip devirmek
isteyebilir; ama sonrasının ne olacağını bilmez. Yani "Bu İslamcıları devirip
yenilerini getireceğiz, onlar da ekonomik olarak Batı'ya yakın, küresel
sermayenin yandaşları olacak" diye bir şey söylemeye gerek yok. Bizim
basınımız zaten mahallinde büyük, dünya ölçeğinde hiç...
Provokasyonlardan devam edersek, Çorum ve Maraş katliamları?
Türkiye 'de mezhep ve etnisite çatışması olmamıştır.
Devlet yapmıştır; ama halk karışmamıştır. 12 Eylül'e hazırlıktı onlar
da.
16 Mart 1978 ve Bahçelievler katliamlarında devlet bunun neresindeydi?
Devlet taraf değildi. O da sağcı-solcu kavgası diye bakıyordu. M l Mayıs
1977'de derin devlet yukarı çıktı ve silahı sıktı denir...
Devlet derseniz, bunun bir politikası olmalıdır. Devlet memurları yapmış olsa
bile bunu devlete mal etmem.
Devlet memurları mıydı?
Olabilir. Eylemi kiminle özdeşleştireceğin makro
planlayıcıyla ilgilidir.
Son zamanlarda tüm Kürtlerin terör örgütü üyesi olduğu gibi bir hava
yaratılmaya çalışılıyor. Bu provokasyon mu?
Türkiye'de etnik bir çatışma yaratılmak isteniyor. Bu başlarsa durdurulamaz.
İnsanlar kendilerini korumak için düşman bildiklerini öldürürler. Dünya
üzerinde pek çok ülke Ermeni soykırımını tanıyor. Bu, ön hazırlık. Eğer
Türk-Kürt çatışması yaratılabilirse, çapı büyük olmasa bile soykırımcı Türkiye
imajı yüzünden en ufak devlet müdahalesinde Türkiye'ye
askeri operasyon yapılır. Dünya buna hazır.
Kim yapar; ABD mi, Avrupa mı?
NATO ya da BM.
Bozüyük, nasıl yorumlanmalı?
DEHAP'lıların gitmesi ve ortaya çıkmaları provokasyon.
• DEHAP'lılara saldıranlar?
Provokasyonun ikinci amacı uyarınca onların arasında da birtakım adamlar
gö-revlenMrilebilir. Birisi çıkar, "Kahrolsun" der, meseleyi bitirirler.
• ABD'nin Güney Amerika'daki faaliyetleri bile kısa sürede açığa
çıkıyor. Ama Türkiye'de 40 yıldan bu yana provokasyon yürütüyor; bir olay
patlamıyor. Niye?
Provokasyonu ortaya çıkarmak isteyen herhangi biri yok.
Mesela 33 er olayı. Eğer Öcalan'ın sözüne itibar edilecekse, orada Yeşil de
vardı.
• Yeşil mi, Yeşiller mi?
Bir türün adı bu.
Hiç yakalanmazlar mı?
Hayır. Türkiye'de karanlık noktaları temizleyecek irade yok. Herkes bu yüzden
tehdit altında. Türk halkı toplama çıkarma bilmez. Aydınlar dahil. Bakarsanız,
son günlerde PKK eylemler yapıyor. Karşıtlarını sayalım. İran; Barzani,
Türkiye, Suriye çatışıyor. Bölgede 200 bin asker 70 bin korucu, 25 bin polis
var, istihbarat teşkilatı var. PKK 7 bin kişi. Herkes de diyor ki hepsini PKK
yaptı.
• PKK yapmıyor mu eylemleri?
Yapmıyor dersem bana kızarlar ve "İşte PKK'lı" derler.
• Yeşil olmak için ne gerekir?
Yeşil olunmaz, yapılır. Para için böyle eylemlere giren çok adam
bulabilirsiniz. Güneydoğu'ya gidin, bir günde 40 Yeşil çıkarırsınız. ü Yeşil,
bir Kürt ve devlet yanlısı mı?
Evet; ama yanlısı demek yanlış. İstihdam edilmiştir. Bunu Çekoslovak'tan da
yaparsın. Bu, bir ahlak sorunu.
Türkiye'deki provokasyonların tutma nedeni nedir?
Türkiye'nin bunları analiz edecek bir kurumu yoktur ve olmamıştır. MİT
diyeceksiniz; ama bunların geleneği Soğuk Sa-vaş'tan gelme. Ben "Bunları ABD
yapıyor" derken, kimse inanmadı. Kızaklarda ben oturdum, onlar da
komünistlerle mücadele ettiler.
MiT'in içindeki tek 'komünist' siz
miydiniz?
Benim gibi düşünen yoktu. "Bir komünist gösterin
alnından öpeyim" diyordum. Onların komünist dedikleri bugün medyanın
köşe başlarında. O zaman Türk Devleti komünistlere yenilmiştir.
MiT'in hatası mı bu?
Hayır, Soğuk Savaş kültürü.
MİT hiç provokasyon yaptı mı?
Geleneğinde yok. Bir tek ben gerçek düşmanı söylüyordum. Tabii Batılı
istihbarat servislerinin hedefi haline geliyorum.
Peki ama niye başınıza bir şey gelmedi bugüne dek kızak dışında?
Soyutlanmış durumdayım. Yeteneklerim ölçüsünde değerlendirilmedim. Bir de
benim öldürülmem kahraman olmama yol açar. Ama birisi MİT'in tarihini yazıyor.
Bunun içinde darbeden iki sayfada söz ediyor. Casus yakalamaksa büyük iş!
İlhan Selçuk sıkıyönetimde eziyet gördüğünü söylüyor. Sıkıyönetim komutanı ben
miydim?
Bir provokasyonla karşılaştınız mı?
Türkiye'de hayat provokasyonsuz geçmiyor. Hepsini de yiyoruz.
Ermeni konferansında domates yerine kurşun daha iyi bir provokasyon
olmaz mıydı?
Gerek yoktu. Mesele Türkiye'nin soykırım yaptığını kabul ettirmekti.
Türkiye'de provokatör olarak tanımlayabileceğiniz isimler var mı?
Var ama isim veremem.
MİT sizi affetmiş midir?
Onlarla konuşmuyorum. Bundan önceki müsteşarları, mensupların benimle
konuşmasını yasakladı. Ben emeklileriyle de konuşmuyorum.
Şiir okudu, hapse atıldı ve başbakan oldu. Bu da provokasyon olabilir
mi?
Başbakan provokasyon yapmadı. Uluslararası
güçlerin desteğiyle geldi.
Tempo/ Enis Tayman