İran Hükümeti’nin,
aşiret sisteminde dağınık bölgelerde yaşayan Kürt gruplarını Batı
Azerbaycan Eyaleti’ne bağlı Urumiye’ye çekerek, Türk soylulardan
arındırmaya çalıştığı öğrenildi. Urumiye Şehri’ni tampon bölge
olarak gören Yönetim, benzer faaliyetleri Makü ve Hoy’da da sürdürüyor.
Söz konusu bölgelerde, 2005 yılına kadar az sayıda olan Kürt nüfusun,
hükümetin teşvikiyle giderek artış gösterdiği kaydediliyor. Bu arada,
bölgede mukim Kürtler tarafından gerçekleştirilen uyuşturucu ve insan
kaçakçılığının hız kazandığı ve Kürtlerin, elde ettikleri gelirler ile
Urumiye’nin işlek mevkilerinde iş merkezleri satın aldığı da ifade
ediliyor.
Uzmanlar, bölgedeki etnik yapının Azeriler aleyhine değiştirilmesine
yönelik politikalar kapsamında, Hoy’un idari yapılanmada il (vilayet)
statüsüne kavuşturulmasının planlandığına dikkat çekiyor. Nüfusunun
çoğunluğu Azeri olan Urumiye ve Tebriz’e bağlı yerleşim birimlerinin,
başta Makü gibi Türkiye sınırına yakın Kürt nüfusun yoğun olduğu
bölgeler ile birlikte Hoy’a bağlanması halinde, Azeri nüfus oransal
olarak düşürülmüş olacak. Hoy şehir merkezi ve çevresinde, Eylül 2006
ayı itibariyle büyük çoğunluğunu Azerilerin oluşturduğu yaklaşık 400 bin
kişi yaşıyor. Uygulanan politikalar sonucunda, Kürtlerin toplam nüfus
içindeki payı 75-80 bine ulaşmış durumda. İranlı üst düzey yetkililerin,
“Mezkur bölgeler için bütçeden daha fazla pay ayrılacak, bu sayede
ekonomik yatırımlar ve istihdam artacak” şeklindeki açıklamasının,
bölgedeki Güney Azerbaycanlıların tepkisini gidermeye yönelik olduğu
belirtiliyor.
İran’daki Kürt nüfusun büyük çoğunluğu dört aşiret altında toplanmıştır.
Mahabat, Khalifan ve Serdeşt’te “Mangurlar”, Oşhnaviyeh ve Silvaneh’te
“Zerzalar”, Piranşehir, Poldesht, Makü’de “Meşpiranlar”, Bukan’da ise
“Debükrüler” çoğunluktadır. Çoğu devlet yanlısı olan bu aşiretlerin,
Güney Azerbaycanlıların çoğunlukta olduğu toprakların Kürtleştirilmesine
yönelik uygulamalara destek verdiği belirtiliyor. Yönetimin, bunun
karşılığında adı geçen aşiret üyelerine Batı Azerbaycan/Salmas, Hoy ve
Makü şehirlerinde iş imkanları sağladığı, memur olanlarının tayinlerini
de anılan bölgelere çıkardığı kaydediliyor. Ayrıca, yine Türklere ait
olan Çaldıran, Sayın Kala, Tikan Tepe, Soyuk, Bulak, Biçar, Sulduz,
Kürve, Hasan Abad gibi bir çok yerleşim yerine de Kürtler tarafından
sahip çıkıldığı ve hazırlanan uydurma haritalar ile Türk topraklarının
“Kürt toprakları” olarak gösterildiği belirtiliyor. Hatta, anılan
bölgelerde sık sık mitingler yaparak dünya kamuoyunda, mitinglerin
yapıldığı bölgelerin Kürt yerleşim yerleri olarak tanınmasına ve
benimsenmesine çalışıldığı vurgulanıyor.
Gelişmeler nedeniyle, bir Kürt-Türk çatışmasının yaşanması ihtimalini
değerlendiren kaynaklar, bunu fırsat bilen dış güçlerin İran’ın
içişlerine daha kolay müdahalede bulunabileceğini ve Irak’ın kuzeyinde
bir Kürt Devleti kurulması emellerinin bu yolla İran’a da kolaylıkla
yansıyabileceğini vurguluyor. (Yörtürk Ortadoğu Masası) |
|