OZEL BURO
NUN FETHULLAH GULEN RAPORU !
ÖZEL BÜRO’NUN HİZBULLAH VE FETULLAH RAPORU:
ÖZEL BÜRO’nun "Hizbullah Teror Orgutu ve Diger Irticai Faaliyetler" adli
raporunda; Nurculuk basligi altinda, Fethullah Gulen grubu Nurcular hakkinda
bilgiler veriliyor; Seriat esaslarina dayali devlet kurma yolunda farkli yontem
izledikleri acikca anlatiliyor; Turkiye' de Silahli Kuvvetler olmasaydi bugun
hayalini kurduklari Islam devletini tesis etmis olacaklardi, deniyordu...
Fethullah Gulen' in bilinmeyen cok yonlerine de yer verilen rapor ozetle soyle:
Nurculuk
Turkiye genelinde dokuz ayri grup halinde faaliyet yuruttukleri bilinen Nurcu
unsurlardan en onemlisi Fethullah Gulen grubu Nurculardir. Seriat esaslarina
dayali bir devlet kurma yonundeki amaclarini gerceklestirmek icin izledikleri
yontem itibariyle diger Nurcu kesimlerle ve diger taraftarlarla mukayese
edildiginde, Islamiyeti Turkluk suuru ile yorumlamasi, Demokrasi kurallarina
uygun yasal ve cagdas yapilanmalarla faaliyet gostermesi, medya imkanlarini en
iyi sekilde kullanarak halka acilmasi, her firsatta bizzat liderleri vasitasiyla
devlet yanlisi olduklarini ifade etmeleri... devlet yoneticileri ve halkin
onemli bir kisminda kabul gormelerini saglamistir. Grubun yurt ici ve yurt disi
orgutlenmesinin, mali kaynaklarinin, masum ve devlet yanlisi gibi gozuken
faaliyetlerinin gercekte seriat devletini olusturmak icin gerekli olan kadroyu
olusturmaya yonelik bir strateji oldugu artik ortaya cikmistir.
1. Yurt ici Faaliyetleri
1969 yilindan itibaren faaliyet gosteren Fethullah Gulen Grubu, yurt icinde
etkin bir orgutlenmeye ve genis bir taraftar kitlesine sahiptir.
Nitekim; hali hazirda yurt sathinda anilan gruba ait 200 Vakif, 200 ozel okul,
56' si buyuk 500 sirket, 460 dershane ve yaklasik 500 ogrenci yurdu mevcuttur.
Ayrica biri Ingilizce yayinlanan 14 adet dergi, 300 bin tirajli Zaman gazetesi,
ulusal duzeyde yayin yapan 2 radyo ve uluslar arasi yayin yapan Samanyolu TV,
grubun en onemli ve etkili organlaridir.
Grubun faaliyetleri, tum yurt sathinda yaygin bir gorunum arzetmekle birlikte,
Samsun-Adana ekseninin batisinda kalan illerde ve universite cevreleri ile
Erzurum' da yogunlasmaktadir.
Uluslararasi boyut kazanan faaliyetlerinin finansmanini duzenli hale getirmek
maksadiyla; buyuk olcekli sigorta ve finans kurumu olan Isik Sigorta ve Asya
Finans kurumunu faaliyete gecirmislerdir.
Hedefledikleri noktaya buyuk oranda ulastiklarini iddia eden grup, son
zamanlarda organize bir sekilde yurt disi faaliyetlere yonelmistir.
II. Yurt disi faaliyetleri
1992 yilinda egitim basta olmak uzere ticari isletmelerle baslattigi yurt disi
aciliminda K. Afrika' dan Rusya Federasyonu' na, Uzakdogu' dan ABD' ye yayilan
bir genisleme soz konusudur.
Bu kapsamda hali hazirda 54 Ulkede (Fas, Senegal, Sudan, Nijerya, Yemen, Kenya,
Uganda, Pakistan, Hindistan, Banglades, Kazakistan, Turkmenistan, Ozbekistan,
Kirgizistan, Azerbaycan, Nahcivan, Tataristan, Tacikistan, Gurcistan,
Cecenistan, Dagistan, Afganistan, Bati Rusya, Mogolistan, Sibirya, Baskurdistan,
Abhazya, Cerkezli, Almanya, Ingiltere, Danimarka, Belcika, Hollanda, Arnavutluk,
Bosna Hersek, Makedonya, Romanya, Moldova, Japonya, Guney Kore, Kambocya,
Taylanda, Tayvan, Filipinler, Singapur, Endonezya, Papua Yeni Gine, ABD,
Avusturya) 6 universite - yuksekokul, 250 lise, 2 ilkokul, 8 dil ve bilgisayar
merkezi, 6 universiteye hazirlik kursu ile 21 ogrenci yurdu olmak uzere toplam
293 egitim kurulusunu faaliyete gecirmistir.
Acilmis olan bu tesislerde Turkce ve Ingilizce dersler agirlikli olmak uzere 40
bin ogrenci, 3 bini yabanci olmak uzere toplam 7 bin idareci ve ogretmen
nezaretinde egitim gormektedir.
Modern ders arac-gerec imkanlarina sahip bu okullara yurt disinda buyuk ragbet
olup, ogrenciler sinavla secilmektedir.
Ogretmenlerin maaslari 600-1500 dolar arasinda degismektedir. Turk ogretmenlerin
maaslari, Turk isadamlari, yabanci ogretmenlerin
maaslari mensup oldugu ulke tarafindan odenmektedir.
III. F. Gulen Grubunun Faaliyetlerinin Analizi
Gunumuzde yasal zemin ve devlet politikalari ile uyum icinde gerceklesen
faaliyetleri, yatirimlari, orgutlenme bicimi, finans imkanlari ve yurt disi
acilimlari irdelendiginde, devlet benzeri bir yapilanma icinde olduklari
gorulmektedir.
Devlet kontrolunun yetersiz kaldigi, laik ve sivil toplum kuruluslarinin da
yeterince ilgilenmedigi basta egitim olmak uzere bir cok alanda on plana
cikmakta, kontrolu altindaki kuruluslarin fonksiyonlarini, siyasi nufuz ve kamu
kurum kuruluslarindaki sempatizanlari ile Turkiye' nin siyasi konjokturune gore
duzenleyebilmektedir.
Nitekim F.Gulen Grubunun, Refah ve sonrasinda fazilet Partilerine simdiye kadar
destek vermemesinin esas nedeni de bu stratejiden kaynaklanmaktadir. Cunku;
grup, bu partiler yerine daha fazla imkana sahip olan iktidar partilerini
desteklemek suretiyle, cematin gelismesine imkan tanima yonunde rasyonel bir
tercih kullanmaktadir.
Grubun kontrolunde bulunan ozel egitim kuruluslari da 8 yillik kesintisiz
zorunlu egitim yasasindan onmeli olcude kazancli cikmislardir. Cemaatin sahip
oldugu orta ogretim veren ozel okullarina, ilkokul bolumu eklenmek suretiyle,
sisteme entegre olmalari saglanmistir.
Ayrica IHL' nin kontrol altina alinmasindan sonra grubun kontrolundeki bu
okullar, irticai kesim tarafindan ragbet edilen egitim kurumlari haline
donusmustur. Zaman icerisinde soz konusu okullarin birer illegal IHL' lerine
donusebilecekleri kuvvetle muhtemeldir.
Cemaatin kamuoyunda adinin duyulmasinda onemli bir faktor olan yurt disindaki
okullarinin, Turk Cumhuriyetleri, Balkan ve Ortadogu ulkeleri disinda, ABD ve
Ingiliz vatandaslarinin onemli bir kesiminin yasadigi Uzakdogu ve Afrika
ulkelerinde de acilmalari Turkiye' deki Islami cevreler icerisinde kendilerine
muhattap arayan bu iki ulkenin Gulen grubu ile iliski icerisinde oldugu kanaati
uyandirmaktadir.
Bu nedenle; Fethullah Gulen' in Ortodoks Fener Rum Patrigi Bartholemeos ve
KAtolik dini lideri Papa II. Paul ile goruserek, batili guclerin kendisine
verdigi destege karsilik verdigi degerlendirilmektedir.
Kendilerinin bir tarikat olmadigini iddia eden cemaat lideri, resmi dini sifati
bulunan Papa ve Patrik ile goruserek; kendisine Diyanet Isleri Baskanligi' na
alternatif bir konum yaratmak istemesi acisindan dikkat cekicidir.
Grubu genel olarak tanidiktan sonra simdi de 1988-1993 yillari arasinda grup
icerisinde faaliyet gosteren bir sakirt' in yani nur ogrencisinin agzindan
Fethullah Gulen Cemaati' ni taniyalim;
(AA) F.Gulen' in Cemaata Tanitimi:
Kisisel hayati, kendi anlatti sekliyle cemaat, ev ve yurtlarda; teyp ve video
kasetlerinden ogretilir okutulur.
Insan otesi bir yaratik olarak tanitilir.
Insan otesi bir yaratigin her dedigine sizde inanirsiniz. Cunku siz kirlisiniz,
gunaha batmissiniz, ama O yani lider, sizin cok ustunuzde sizin ulasamayacaginiz
bir noktadadir. Size otelerden haber getiren bir insandir.
Cemaatin ana liderinin peygamber, fikri liderinin Said-i Nursi ve gorunurdeki
liderinin de Fethullah Gulen oldugu empoze edilir.
(BB) Cemaat uyelerini birbirine baglayan temel ogeler:
Teskilati ayakta tutan uste itaat, ustun dediklerini sorgulamadan yapmaktir.
Ayrica cemaat uyelerini bir arada tutan diger unsur da histir. Duygusal
birliktelik cemaati birlestiren bir yapiskan gibidir.
Lidere rabita, yani tam baglilik cok onemlidir ve ana unsurlardan birini teskil
eder. Lider kavrami cemaatin birlikteligi ve devami icin cok onemlidir.
(CC) Cemaatin Gorevleri Nihai Hedefi
"Unutulmamali ki F.Gulen' in nihai hedefi ve ruyasi, Turkiye liderliginde Islam
birligi ve tanrının sozunu topluma egemen olmasini saglamaktir.
Sifre, kendisinin ifadesi ile uc kademelidir. Iman, hayat, iktidar. Said Nursi
onlara gore imanı dirilmeyi saglamistir. Icinde bulunan safha ise imani hayata
gecirmek ve yaama safhasidir. "Altin nesil" de iktidari saglayacaktir.
Cemaatin tum cabasi Turkiye' deki siyasal ve ekonomik guc dengesinde soz sahibi
olmak ve ranta ortakliktir.
Insanlara yaklasirken "liberal Islam" anlayisi ile hareket edilmekte ve Islam'
in siyasal yuzunu gostermekten cok tum insanlari kucaklayan bir hosgoru
felsefesi oldugu lanse edilmektedir.
Universiteleri hedef alan calismalarinda cemaatin herhangi bir sekilde Turkiye'
de laik demokratik duzeni bozmaya yonelik bir maksadinin olmadigi bilakis Turk
insaninin egitme hamlesi oldugu tezi islenir.
Bu maksatla Turk cumhuriyetlerinde actiklari okullarin ve orada yetisen
cocuklarin Turk kulturunu nasil ogrendikleri konusunda hazirladiklari video
kasetler kullanilir. Bu okullardaki genclere rehberlik faaliyetleri adi altinda
cemaat ogretisinin verildiginden hic bahsedilmez.
(DD) Orgutlenme ve Cemaate adam kazandirma esaslari :
Cemaat tek tip insan yetistirme gayreti icindedir. Gerci 1990' larda tahminlerin
otesinde buyudugu icin bu amac biraz sekteye ugramistir.
Hedef kitle; ortaokulun son sinifindaki ve liselerdeki ogrencilerdir. Cunku bir
gencin en cahil olmakla beraber en idealist oldugu devir bu cagdir.
Cocugun aile durumu ve kisisel durumuna gore aylarca dinle ilgili hicbirsey
soylenmeyebilir. Yapilan sey bu genclere bir abi gibi davranmak, ona derslerinde
yardimci olmak ve gelecege ait planlarda yol gostermektir. Uygun ortam
olustugunda cemaatin ogretisi verilmeye baslanir.
Genc, evinde ne kadar sorunluysa basari orani o kadar yuksektir.
Ilk hedef buyumedir. Bunun da yolu, okullarin etrafinda orgutlenmeden gecer.
Buyumenin iki yolu vardir: Okuyan gencler ve esnaf.
Gencler, cemaatin insan kaynagi; esnaflar ise lojistik ve para kaynagini
olusturur. F.Gulen' e gore cemaatin lokomotifi Anadolu insani ve himmetidir.
Hicbir dis katki yoktur.
Belli bir zamana kadar cemaatin ana hedefi "egitim" oldugu icin hep ogretmen
yetistirmeye calismislardir. Cemaat buyudukce bu ihtiyac yerlerini digerlerine
birakmis bugun sanatcisindan muhendisine kadar toplumun her kesimini yetistirme
gayreti icindedirler. Ama agirlik halen egitim ve ogretmenler uzerindedir. Cunku
genclerle bulusan tek meslek grubu ogretmenliktir.
Harp okullarina ve askeri liselere sokulacak cocuklar gizlilik icerisinde
egitilir. Bu cocuklar ozel evlere giderler. Cemaat icindeki sorumlular disinda
insanlar bu evlerin ne yaptigini bilmezler. Cunku cemaatin orgutlenemedigi tek
kurum askeriyedir. Son olarak Izmir Maltepe Askeri Lisesinden 3, balikesir
Astsubay Okulundan 2 ogrencinin isik evlerinde nur egitimi aldiklari, okulda
dikkat cekmemek icin abdest yerine teyemmum etmeleri namazi gozle kilmalari,
oruc tutmamalari, konusunda talimat aldiklari okul bitene kadar kendilerinden
birsey beklenmedigi tespit edilmistir.
Egitim, Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakultesindeki teskilatlanmalari cok ust
duzeydedir.
Universiteye hazirlanan genclerin kendi dershanelerine gitmelerini saglamaya
calisirlar. Universiteye hazirlik dershaneleri en verimli calisan organlardir.
Buralara buyuk insan kaynagi ve parasal destek yapilmistir. Istanbul' da FEM
dershaneler, Izmir' deki Akyazili bunlara birer ornektir.
Dershane binalari cok fonksiyonludur. Buralarda orgut toplantilari da yapilir.
Ayrica, F.Gulen' in ikmet ettigi yerleren biri de Altunizade FEM dershanesidir.
Burada kendisine tahsisli bir oda vardir. Ev ile hazirlik dershanesi iliskisi
cok onemlidir.
Cemaatin 90' li yillarda cok guc kazanmis diger onemli bir organi da ogretim
kurumlaridir. Okullar yatili olduklarindan ogrencilere cok daha etkili
olmaktadir.
Bu okul ve dershanelerdeki egitim seviyesi, diger okul ve dershanelerden daha
yuksektir. Cunku kadrolarinda isi para icin degil inandiklari icin yapan bircok
gonullu vardir.
Ozellikle fen liselerindeki orgutlenme cok onemlidir. En zeki cocuklari
yetistiren bu okullar, cemaat icin cok uygun bir genisleme sahasi olusturur.
Cocuklarin lise caginda hafta sonlari gordukleri ilgi ve sicak ev yemekleri bu
cocuklari cemaat elemani yapmak icin yeterlidir.
Bahsedilen evlerin disinda universite ogrencilerine hitap eden evlerde vardir.
Bunlar universitelerde yeni baslayan insanlara hizmet verir. Bu evlerin ilk
amaci, cemaatin aktif elemanlari yerine "sempatizanlarini" yaratmaktir. Cunku
fethullahcilar bu cemaatin belli bir zaman sonra "cemiyet toplum" olacagini
hesaplarlar.
Isik evlerine arada bir, daha ust seviyeden "abiler" gelir ve cemaatin son
durumu hakkinda olsun, tesvik edici yureklendirici konusmalarda bulunurlar.
Monotonlugu yok etmek ve her cemaat elemaninin yukariyla olan temasini
kuvvetlendirmek icin bu onemlidir.
(EE) Empoze edilen fikir ve dusunceler:
Fethullah Gulen' i ve cemaatini tanitan kasetlerde ve verilen vaazlarda sik sik
yenilenen temalar kisaca sunlardir :
Turk insani son yuzyilda Islam' in ozunden uzaklasarak materyal ve ruhsal
baglamda geride kalmistir. Tanri inancindan uzaklasmak bu dunyada mutsuzluk ve
tatminsizligi, oteki dunyada ise cehennem hayatini getirir. Turk insanini bu
hatadan korumak gorevi ise yeryuzunde bu cemaatin omuzlarina tanri tarafindan
verilmistir.
Harcadiginiz her nefeste Islam dinine uygun yasamalisiniz.
Fen ilimlerini ve teknolojiyi ogrenmek gerekir. Ama bunun da amaci gelisme degil
tanriya daha cok yaklasmaktir.
Yasamin amaci dolayli ve dolaysiz tanriya hizmettir.
Cemaatin disinda bir hayat cehennemdir. Ve cemaattan cikan da bir daha iflah
olmaz ve cehenemliktir.
(FF) Cemaatte hiyerarsik yapi:
Cemaatin muazzam bir hiyerarsik yapisi vardir ve Turkiye' de askerden sonra en
iyi teskilatlanmis orguttur.
1990' lara kadar ana cemaat birimi onlarin "dershane" veya "isik evleri" dedigi,
ogrencilerin ve onlarin "abilerinin" kaldigi evlerdir. Cemaatin "iyi" elemanlari
hep buralarda yetismektedir.
Her "dershane" ve "ev" bir bolgeye baglidir.
Her ev hacmine gore 5-6 kisiden olusur ve evlere kimlerin dagitilacagi "bolge
imamlari" tarafindan belirlenir. Ayrica her evin bolge imamlari tarafindan tayin
edilmis bir imami vardir. Ev imamlari genellikle yasca daha kidemli insanlardir.
Evlerde hayat ozetle soyledir :
Evin birincil amaci "adam kazanmak" ve yeni kazanilan insanlara cemaat
ogretisini empoze etmektir. Bu fonksiyonu yitiren evlerin kadrosu dagitilir.
Ikincil amac, evde kalanlarin kendilerini cemaat ogretisi paralelinde devamli
yetistirmeleri.
Ucuncul amac da barinacak bir yer tedarik etmektir. Evin her turlu ihtiyaci
cemaat tarafindan karsilanir.
Her evin sorumlu oldugu ozel bir misyonu vardir.
Ev sakinlerinin hizmet disi sokakta dolasmasi tasvip edilmez. Cunku sokak
gunahlarla doludur.
(GG) Hedef kurum ve kuruluslar:
F. Gulen' e gore askeriye mulkiye- hukuk ve egitim, teskilatlanmasi gereken ilk
uc kurumdur.
Ust duzey burokratlarla siki iliskiler kurmak, icisleri ve polis teskilatina
sizmak cemaatin vizyonu icindedir.
Spor dunyasini bile ihmal etmeyen cemaat, ozellikle Galatasaray Futbol
Kulubundeki aktiviteleri ile biliniyor. Bu kucuk ornek
cemaatin politika belirliyicilerinin vizyonlarinin genisligi ve hedeflerinin
derinligini gostermektedir.
Bogazici, ODTU ve Bilkent gibi universitelerde orgutun fakulte duzeyinde
yapilanmasi kuvvetli degildir. Fakat bu universitelerde asistan veya doktora
calismasi yapan cemaat mensuplari mevcuttur. YOK ve MEB' in 5-6 sene once
baslattigi projeyle yeni universitelerin kadro ihtiyacini karsilamak icin yurt
disina binlerce ogrenci gonderilmistir. Bir ogrencinin devlete maliyeti senede
40.000 Amerikan dolaridir. Her firsati degerlendirmekte usta olan cemaat bu
firsatida cok iyi kullanmistir. Yurt disina gonderilen bu ogrencilerin cogunlugu
bu cemaate mensuptur.
Ozel universiteler bazinda Fatih Universitesi onlarindir.
(HH) Gelir kaynaklari ve sermaye gelisimi:
Esnaflar uzerindeki orgutlenme ozellikle 90 larda artmistir. Su anda muazzam bir
finansal gucleri vardir. 50 milyar dolara ulasan Islami
sermayenin %50' sinin F. Gulen cemaatinin destekleyicilerine ait oldugu
degerlendirilmektedir.
Ilk zamanlarda esnaf teskilatlandirilmamisti. Bunlarin fonksiyonu cemaate
parasal ve lojistik destek vermekti. Para toplama olayina "himmet" denir. Ve en
buyuk yardim da ramazan ayinda toplanir. Cemaatin ust bir elemani gelir,
duygusal bir konusma yapar ve insanlar bir sonraki ramazan ayina kadar verilmek
uzere para veya mal taahut ederler.
Yeni bir strateji ile esnaf bir araya getirilmis ve 1996 yilinda Istanbul' da
ISHAD (Is Hayati Dayanisma Dernegi) olusturulmustur. Bu dernek ile esnafin
egitimi ve bir araya gelmesi saglanmistir.
Turk cumhuriyetlerinin is potansiyelinde en buyuk pay onlarindir.
Anadolu Kaplanlari denilen yerli girisimcilerin onemli bir kimsi Fethullahcilari
destekler. Aralarinda guclu bir is ortakligi ve bilgi transferi vardir. Bu
dayanisma dis ticarete de yansimistir.
I1. Ibadet
Evlerde ramazanlardan sonra surekli ya Nur Risaleleri ile Fethullah Gulen' in
kaleme aldigi kitaplar okunur yada kasetler dinlenir veya
izlenir. Sabah, aksam, yatsi namazlari bunun icin en uygun vakitlerdir.
(JJ) Basin ve yayin faaliyetleri
Medyanin oneminin farkinda olan cemaat bu konuda hem basin yayin elemanlarini
yetismesini tesvik etmekte hem de finansman saglamaktadir.
Zaman gazetesi, Samanyolu TV, Sizinti, Yeni Umit dergileri gibi 14 dergi, 25
radyo bu konudaki tesebbuslerindendir.
(KK) Cemaatin Gelecegi
Fethullah Gulen ve ust duzey elemanlarinin cemaatin gelecegi konusundaki
niyetlerini ve beyanatlarini hicbir yerde bulamazsiniz. Bazi muesseselerde ranti
paylasamama yuzunden kavgalar baslamistir. Cemaatin icinde ust duzeyde bile
birbirinden nefret eden, birbirinin kuyusunu kazmaya calisan insanlar mevcuttur.
Siviller, Fethullahcilarin sahip olduklari gerekse finansal potansiyelinden
dolayi, radikal Islamin alternatifi ve ilimli Islamin temsilcisi olarak himaye
etmektedirler.
Turkiye' de silahli kuvvetler olmasaydi, bugun hayalini kurduklari Islam
devletini tesis etmis olacaklardi. Su anda Turkiye' de Fethullahcilarla ÖZEL
BÜRO arasinda gizli bir satranc oynanmaktadir.
Cemaatin askere ise bakisi bellidir. Askerligi her fisatta ovdukleri halde
buyumeleri icin onunde tek engelin de askerlik kurumu oldugunun farkindadirlar.
Yakin gecmiste refah partisi ve yandaslarinin ugradigi akibetten ders alarak
radikal davranmanin ne zararlar getirdigini gormus "hosgorulu"
felsefe ve politikasini cemaatin amblemi olarak lanse etmislerdir. Analiz ve
arastirmalardan uzak Turk halki ve kucuk burjuvazisi bu maskeye hemen inanmis ve
cabuk verilmis kararlarla "iliman Islam" olarak gordukleri orgutu
desteklemislerdir. Ama orgutun diger butun dinci orgutlerden daha akilli
oldugunun ve kritik guce ulasana kadar bu "hosgoru" maskesini taktiginin
farkinda degildir."
ÖZEL BÜRO