CHP NIN SECIM ZORBALIKLARI
http://www.ikrateam.de/ den alintidir.
CHP'NIN SEÇIM ZORBALIKLARI
l946'daki çok partili seçimlerde iktidari birakmak istemeyen C.H.P. seçimlere
müdahale etmisti.
Demokrat Parti'nin, seçimi kazanip 23 milletvekili çikardigi tam olarak besbelli
oldugu halde,
Istanbul'un neticesi derhal ilan edilmemisti. Vali Lütfi Kirdar, dönemin meshur
bir gazetecisini
makamina çagirip söyle demisti:
"Size güvenim oldugu için memlekete ait bir davayi danismak istiyorum. Evet,
Istanbul'da DP seçimi kesin
bir sekilde kazandi. Fakat buradan Kazim Karabekir, Hamdullah Suphi Tanriöver,
Cemil Cahit
Toydemir, Refet Bele ve Hüseyin Cahit Yalçin'in çikarilmasi ve DP'ye ancak 18
kisilik bir yer
birakilmasi hakkinda siki bir emir aldim. Dürüst bir memur ve memleketçi
sifatiyla nasil hareket edeyim?
Bu emri yerine getirmezsem Istanbul seçimlerini kökünden bozmak için bahane
aranmasi ve yeni
partinin bu 18 kisilik mühim kuvveti elinden kaçirmasi ihtimali vardir. Bana ne
tavsiye
edersiniz?"
Ve hakikaten de 24 Temmuz'da Istanbul DP'den seçimi kazananlar listesi 18 kisi
olarak ilan edilmisti.
ISMARLAMA MILLETVEKILI
1931 yilinda 2. Ordu Müfettisi Fahreddin Altay'a, Cumhuriyet Halk Firkasi Genel
Sekreteri Recep
Peker'den bir telgraf gelmisti. Telgrafta, kendisinden bir "köylü meb'us"
bulmasi istenmeeekteeydi.
Ismarlanan meb'usun özellikleri ile alakali olarak da sunlar kaydedilmekteydi:
"Konya'dan bir çiftçi meb'us yapmak kararindayiz. Reis-i Cumhur hazretleri, arzu
edilen evsafta bir
namzet bulunmasi isinin bizzat zat-i devletlerine havalesini irade buyurdular.
Namzette arzu edilen
evsafin esaslarini asagida yaziyorum.
Namzet mütegallibe olmamali, kimsenin adami bulunmamali, az çok arazi ve çift
çubuk sahibi olmalidir.
Civar veya tensib buyurulacak köylerden bizzat görülüp seçilmesi hususunda zat-i
devletlerinin
zahmet ihtiyar buyurmalarini rica ederim. Eskiden askerlik yapanlar tercih
edilebilir.
Esaslar sunlardir:
1- Namzet meb'us seçildikten sonra da çiftçi kalacak, hayatini terketmeyecek,
meslegine daima sadik
kalacaktir. Meb'uslugunda, tatil zamaninda yine meslegine merbut kalacak,
tatilinde köyünde ayni hayat
tarzini yasayacaktir.
2- Behemehal milliyetperver olacak, beynelmilel her cereyana aleyhtar bulunacak,
gerek meclisteki hal,
vaziyet, söz ve faaliyetinde ve gerek meslekdaslari ile temaslarinda daima bu
nokta-i nazari
takip edecek.
3- Cumhuriyet Halk Fikrasi'na ve onun bütün prensiplerine, akidelerine,
hareketlerine tam sadakat
sahibi olacak ve meb'uslugu müddetince bu vaziyetini muhafaza edecek, mutaassip
olmayacak.
4- Meclis'teki hayatinda, hal ve vaziyeti ve kiyafeti esas memleketindeki gibi
olacak, meclis
içtimalarina ve her yere kasketi, poturu ile gelecek, gündelik hayat tarzini
degistirmeyecek, yalniz
merasim günlerinde herkes gibi frak-jaketredingot giyecek.
5- Yeni harflerle az çok okur-yazar olacak, bu hususta eksikligi varsa
meclisteki hizmeti esnasinda
çalisip tamamlayacak.
6- Konuskan, zeki ve akl-i selim sahibi olacak, çok yasli ve mütegallibe
olmayacak.
7- Mücadele-i Milliye'de bir lekesi olmamali, muhitinde nazar-i dikkati calip
bir kusur
ve sevimsizligi bulunmamali.
Milli Mücadele'de hizmet etmeleri ve intibahatta ve diger vesilelerle firkamiza
hizmet etmis olmasi
arzu olunur. Hiç olmazsa muariz bulunmamis olmali, firkaya kaydi yoksa derhal
yaptirilmalidir."
Fahreddin Altay' bu siparisi alir almaz Konya'nin merkez ilçelerinde günler
süren aramalar sonucunda
aranan vasfa uygun biri olarak Mustafa Lütfi Bey'i bulmus ve bu ismarlama zat
mecliste sekiz yil
milletvekilligi yapmisti.
ILK DISKI YEDIRME HADISESI
Insanlara diski yedirme hadisesine ilk defa CHP iktidari döneminde
rastlanilmisti. 1947 yilinda Demokrat
Parti'li bir kooperatif baskaninin hükümet tarafindan vazifeden alinmasina karsi
çikan
Isparta'nin Senirkent bucagi halkiyla Jandarma kuvvetleri arasinda çikan
çatismalarda, jandarmalarn
köylüleri dayaktan geçirerek, diski yedirme, idrar yaptirdiklari sapkayi basina
geçirme ve yere yatirip
üstüne binerek dolasma gibi iskenceler uyguladiklari söylenmektedir.
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak" suçundan 62
yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Sedat Peker'in İstanbul Adalar'daki
seçime de karıştığı ortaya çıktı. Peker, dava dosyasında yer alan bir telefon
konuşmasında da Oral'dan desteklemesini istediği CHP'li Demir Demirhan için, bir
adamını arayarak lüks teknesinin deposunu doldurup seçim süresince kendisine
tahsis etmesini de istiyor.
Peker'in yanındayken Oral'la telefonda konuşan CHP'li Demirhan, "Reis bizim
canımız" ifadesini kullanıyor.
YAKIN TARIHTEN CHP ZORBALIKLARI!
'Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak'tan yargılanan Sedat Peker, AKP'li Zekeriya Oral'dan CHP adayını desteklemesini istiyor. CHP adayı Demirhan, 'Reis bizim canımız' diyor
(02.03.2004 Saat: 21.56)
SEDAT PEKER: Ya bu şeyi soracağım, bu Adalar'da sizin adayınız kim?
ZEKERİYA ORAL: Can Esen.
S.P.: Nasıl, iyi bir adam mı?
Z.O.: Ben koydurttum abi.
S.P.: Sen mi koydurttun?
Z.O.: He, kötü mü yapmışım?
S.P.: Kazanma şansınız ne Adalar'da?
Z.O.: İyi çalışırsa kazanır.
S.P.: Sence olur mu, CHP'nin adayı şanslı diyorlar.
Z.O.: Yok abi CHP alamaz. Oraya Demir Demirhan diye birini koymuşlar. Alamaz
abi.
S.P.: 3 Kasım'da 1. parti çıkmış ama. Abi, Demir Bey yanımda muhabbet ediyoruz.
Çok sevdiğimiz bir abimiz.
Z.O.: Ben AKP'ye çalışmam orda. Ben bütün gücümü vermişim o çocuğa ama keserim
anında. Biliyorsun benim dostluk sıralamam...
S.P.: Demir Abi alsın, zaten adamın emekliliği geldi, otursun artık.
Z.O.: Bu geceden itibaren keserim hepsini.
S.P.: Demir Abi'ye vereyim selamlaşın. Seçimler önemli değil, kafanız birbirine
uyar muhabbet...
Z.O.: Tamam da ayıptır söylemesi. Demir Bey beni tanımıyor. Benim o Ermeniler
üzerinde ağırlığım var, adayı yönlendiririm, 25 senedir adadayım ben.
DEMİR DEMİRHAN: Alo. Merhaba Zekeriya Bey nasılsınız?
Z.O.: Allah razı olsun, siz nasılsınız?
D.D.: Valla iyiyiz, Reis'le sohbet ediyorduk laf lafı açtı.
Z.O.: Reis ayağımı kilitledi yani. Can'ı ben aday gösterdim. Ben il yönetim
kurulu üyesiyim AKP'nin.
D.D.: Oh ne güzel.
Z.O.: Zaten orda ben birinci parti CHP'yi görüyorum. AKP ikinci. Coşkun'u ben
rakip görmüyorum, çünkü yıprandı.
D.D.: İyice şey olur yani.
Z.O.: Valla güzel olur. Şu anda benim yanımda çalışan 50-60 tane insan var,
bunların yüzde yetmişi Erzincanlı. Onlara "AKP'ye oy vereceksiniz" dedim. Şimdi
diyemeyeceğim herhalde.
D.D.: Artık demeyeceksiniz, bundan sonra en azından...
Z.O.: Reis'imizin dostu olan benim başımın üstünde yeri vardır.
D.D.: Reis bizim canımız ya.
Z.O.: Sizin gibi aydın insanlar böyle hoşgörüyle yaklaşırsa eğer CHP'nin
kazanmaması için hiçbir sebep yok.
D.D.: Tamam çok memnun oldum, Reis'i veriyorum.
S.P.: O ANAP'ın adayının kazanma durumu var ya. Onu engelleyip Demir Abi'yi
kazandıralım.
Z.O.: Olur uyar. Sizin dostunuzun benim başımın üstünde yeri var. Reis'im siz ne
derseniz o olur.
Adalar'da 2004 yılında yapılan seçimi ANAP adına katılan Coşkun Özden
kazanmıştı.
MİLLİYET