Deniz Baykal; partisinin koalisyon
ortağı olduğu dönemde, oğlu Ataç Baykal için 27 Mayıs 1995 tarihinde
kanun hükmünde kararname, 25 Eylül 1995 tarihinde ise Bakanlar Kurulu
kararı çıkartmış. Bu kararlarla, zamanında yurtdışından dönmeyen,
Hazine’den fazladan maaş alan ve böylece müstafi durumuna düşen oğlu
Ataç Baykal yeniden memuriyete geri dönmüş.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, oğlu için özel kararname çıkarttığı
ortaya çıktı. Deniz Baykal, uzman hekim olan oğlu Ataç Baykal’ın, Doğu
ve Güneydoğu’da görev yapmaması için Bakanlar Kurulu kararı ve kanun
hükmünde kararname çıkartmış.
KOALİSYON DÖNEMİNDE OĞLUNA KIYAK
Deniz Baykal; partisinin koalisyon ortağı olduğu dönemde oğlu Ataç
Baykal için 27 Mayıs 1995 tarihinde kanun hükmünde kararname, 25 Eylül
1995 tarihinde ise Bakanlar Kurulu kararı çıkartmış. Bu kararlarla,
zamanında yurtdışından dönmeyen, Hazine’den fazladan maaş alan ve
böylece müstafi durumuna düşen oğlu Ataç Baykal yeniden memuriyete
geri dönmüş. Deniz Baykal, oğlunu kurtaran Bakanlar Kurulu kararından
bir ay sonra kurulan DYP-CHP koalisyon hükümetinde başbakan
yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi.
OĞUL BAYKAL SUSKUN!
Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde Genel Cerrahi Bölümü’nde çalışan
Doç. Dr. Ataç Baykal, mecburi hizmet yapmaktan kaçtığına yönelik
sorularımızı cevaplamaktan kaçındı. Doç. Dr. Ataç Baykal’ın sekreteri,
kendisinin ameliyathanede olduğunu öne sürdü. Ameliyathanede bulunan
sekreteri de aradık, buradaki sekreteri de Doç. Dr. Ataç’ın
ameliyathanede bulunmadığını söyledi. Hastanedeki sekreterini yeniden
aradık ancak sekreteri, Ataç Baykal’ın cep telefonunun olduğunu ancak
kendisine ulaşamayacağını öne sürdü.
“BAYKAL, ÇOCUĞU İÇİN ÖZEL BAKANLAR KURULU ÇIKARAN TEK LİDER”
AK Parti Grup Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Salih Kapusuz,
“Türkiye’de, çocuğu için özel Bakanlar Kurulu kararı ve kanun hükmünde
kararname çıkartan lider olarak siyasi tarihte yerini alan kişi, ana
muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Sayın Baykal’dır” dedi.
“CHP İLANI BÜYÜK İFTİRA”
Kapusuz, CHP’nin, bazı gazetelere ilan vererek Türkiye Cumhuriyeti’nin
Başbakanı’nı ve bazı bakanlarını asılsız ve yakışıksız suçlamalarla
itham ettiğini belirterek, “CHP’nin ilanı dikkatle incelendiğinde
görülecektir ki, öne sürülen iddiaların hiçbirinin gerçekle alakası
olmadığı gibi; hukuki dayanağı da yoktur, bilakis büyük bir iftira söz
konusudur. CHP, Sayın Başbakan’ın ve bazı bakanların çocuklarının
yapmış olduğu meşru ve yasal ticari faaliyetleri ‘yolsuzluk’ varmış
gibi göstermeye, bu şekilde algılatmaya çaba göstermiştir” dedi.
“KARARNAME İLE MEMURİYETE GERİ DÖNMÜŞTÜR”
Salih Kapusuz, Deniz Baykal’ın, uzman hekim olan oğluna mecburi hizmet
yaptırmamak için, partisinin koalisyon ortağı olduğu dönemde Bakanlar
Kurulu kararı çıkarttırmış olduğunu hatırlatarak, “Zamanında
yurtdışından dönmeyen, Hazine'den fazladan maaş alan ve böylece
müstafi durumuna düşen oğlu Ataç Baykal’ı yeniden memuriyete geri
döndürmüştür” diye konuştu.
“MAHKEME KARARLARINI HİÇE SAYIYOR”
AK Parti Grup Başkan Vekili Kapusuz, CHP’nin mahkeme kararlarını da
hiçe sayarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e
iftira atmaktan çekinmediğini hatırlatarak, “Kamuoyunda ‘kayıp trilyon
davası’ olarak bilinen ve 20 Nisan 2007 tarihinde sonuçlanan bu
davadan Sayın Abdullah Gül beraat ettiği halde, ana muhalefet partisi
CHP, onu mahkum olmuş gibi göstermekten utanmamıştır. Genel seçimlere
iki gün kala ana muhalefet partisi CHP’nin bu şekildeki saldırıları,
aslında içinde bulundukları acziyeti ifade etmesi açısından dikkate
değerdir” şeklinde konuştu.
“EN GÜZEL CEVAP SANDIKTA VERİLECEK”
Türkiye’de CHP’nin göremediği, algılayamadığı gelişmeler
gerçekleştiğini dile getiren Salih Kapusuz, “Bu gelişmeler siyaset
arenasında da etkisini göstermekte, ‘çamur at izi kalsın’ tarzındaki
eski klasik anlayışlar demode olmaktadır. Artık ‘ilkelli ve şeffaf
siyaset’ anlayışı hakimdir. Fakat CHP’nin bu anlayışı kavramasının
oldukça uzun bir zaman alacağı anlaşılmaktadır. Ancak her şey
kamuoyunun gözleri önünde ceryan etmektedir, CHP’nin bu tutumuna en
güzel cevabı da halkımız sandıkta verecektir” dedi. |
|