SOK! CHP SULALELI BAHCELI'NIN SOY
AGACI KARISIK MI?
http://www.turklervadisi.com/bahcelisoyagaci.htm
Sitemizin
yakından takip edicileri, yaklaşık bir haftadır yapılan tartışmaları
izliyorlar. Bir okuyucumuzun forum sayfamıza yolladığı mesaj ile haraketli (ve
ne yazık ki bazen hakaretli) tartışmalar yaşandı. Biz bugünkü MHP’nin durumu
ve Devlet Bahçeli’nin Ülkücü Hareketi’in liderliğini haketmediğini, prensip ve
düşünceleri açısından eleştirdik, sonuna kadar eleştireceğiz. Biz Ülkücü
Hareket.Org olarak Devlet Bahçeli’nin hangi kökenden geldiğiyle çok fazla
ilgili değiliz. Sitemizi takip edenler göreceklerdir ki, Bahçeli’nin ‘CHP
kökenli’ olması Ermeni kökenli olmasından daha önemklidir, çünkü hareketimize
verdiği zarar ve dejenerasyon, ırk açısından taşıdığı soru işaretlerinden çok
daha fazla önemlidir!
Ancak buna rağmen Ata Keskinoğlu isimli arkadaşın yolladığı bilgiler önemli ve bir şekilde Ülkücü tarihinde yerini alması gereken ibretli bir anektod olduğunu da düşünüyoruz. Keskinoğlu’nun mesajını dikkatle okuduğumuzda, suçlamaların Bahçeli’nin Ülkücü harekitin pratiğineverdiği zararları, soy kökeninide arama çabası olduğunu rahattlıkla görüyoruz. Bu sağlıklı bir yöntem midir bilemiyiz, ancak Keskinoğlu, bahse konu olan mesajında Bahçeli’ye ‘Ermeni’ filan dememektedir. Sadece yakın akrabalarında ecnebilerin bulunduğunu bir takım nüfus bilgilerine dayanarak aktarmıştır ki, bizce bunlar önemsenmeyecek belgeler değildir. Araştırılıp, en azından Devlet bahçeli tarafından açıklığa kavuşturulması gereken iddialardır.
Bahçeli’nin yakın akrabalarıyla ilgili iddiaları biz de kendi kapasitemize göre araştırıp, soruşturuyoruz. Yakın zamanda yaşanacak bir erken seçim var. Ve yapılan tahminlerin çoğunda ne yazık ki, Ülkücü hareketi şu anda temsil etmekten çok uzak olan partinin Meclis dışında kalacağıdır. Ülkücüler, Türk halkının kendilerine verdiği iktidar nimetini kötü kullanmış, bununla da kalmamış MHP denen parti yönetimi kendi tabanıyla kavgalı duruma gelme pahasına, geçmişini reddetme yoluna gitmiş, omurgasız ve ideolojisi olmayan bir ‘kütle’ partisine dönüşmüş durumdadır. Bu Mesut yılmaz’ın ANAP’ının kaderdine çok benzemektedir.
Bahsi geçen mesajın başlığını da ‘Bahçeli’nin ailesinde Ermeni varmış’ şeklinde koymuş arkadaş. Yani kendisi Ermeni filan demiyor dikkat ederseniz. Ve biz bunca ideolojik tartışma ve mücadele arasında bu önemli detayı da görmemezlikten gelemiyor, o mesajı aynen buraya taşıyoruz. Takdiri Ülkücü Camiaya bırakıyoruz:
Sevgili
Ülküdaşlarım.. Şimdi yazacaklarıma eminim inanamayacaksınız. Çünkü ben de ilk
duyduğumda inanamamıştım. Adana Nüfus Müdürlüğü’nden emekli olan bir uzak
akrabamı yaptığım ziyarette, Devlet BAHÇELİ ve ailesi hakkında inanılmaz
şeyler söylemişti. O zaman son derece safkan bir ülkücü olan ben, bütün
bunları peşinen reddetmiş ve o nüfus memuruna, -bir şey yapamazdım çünkü
yaşını başını almış olgun biriydi- sert çıkıp, ülkücü harekete düşman
olduğunu, bu tür uydurma şeyleri ulu orta yerde söylememesi gerektiğini ifade
etmiştim. Adamın dedikleri yenilir yutulur şeyler değildi. Ancak bir süre
sonra tekrar karşılaştığımızda, ileri sürdüğü iddaaların kanıtlarının artık
elinde olduğunu eğer onunla beraber evlerine gidersem bana teker teker
kanıtlayacağını söylemişti. Adamın iddiasına göre BAHÇELİ ailesi çok karışık
bir nesebe sahipti. Ailesinden ERMENİ’den YAHUDİ’ye
kadar bir çok soy karışımı olmuştu… Merakımı yenemedim ve adamla
beraber evlerine gittim.
Sonra gördüklerime inanamadım. Eminim siz de inamamayacaksınız.
‘Şimdi okuyacaklarımı inanılmaz bulacaksını ama dediklerimde haklı olduğumu anlayacaksın’ dedi yaşlı nüfus memuru. Yüzüne anlamsız ifadelerle baktım. Hala bu herifin Ülkücü Harekete bir kastının olduğuna inanıyor ve attığı iftiraya karşı doyurucu açıklama yapamazsa bizzat cezasını ben kendi elimle orada verecektim.
Bir tomar silik fotokopi kağıdı çıkardı adam. Masaya geçip yanına oturmamı söyledi… Eline aldığı belgeleri sakin sakin inceleyip mırıldanarak konuştuktan sonra hepsini kendince alt alta sıraladı. Ve hazır olduğunu ifade eden bir işaret yaptı. Başlıyordu anlatmaya.
DUYDUKLARIMA İNANAMIYORUM
‘Bak evlat’ dedi,
“Devlet BAHÇELİ; Salih ve Samiye oğlu 1948 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna
kayıtlı.”
Bunda şaşıracak bir şey yoktu, genel başkanımızın doğum bilgilerini MHP’nin
tüm arşivlerinde bulmak mümkündü. Tatmin olmayan gözlerle baktım adama. Devam
etti:
Ulusalci Osmaniyeli Mine Kirikkanat'la acaba akrabami?
“Anne Samiye BAHÇELİ… Ökkeş ve Melek kızı. 1341 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusuna kayıtlı. Samiye hanımın kızlık Soyadı KIRIKKANAT… Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlıymış. Annesi Melek Hanım: Melek KIRIKKANAT: Hacı Hüseyin ve Melek kızı. 1318 Osmaniye – Merkez nüfusuna kayıtlı.”
Sabrım tükeniyordu. Bu rakamlar ve yıllar hiç bir anlam ifade etmiyordu. Yani, annesinin ve anne annesinin kızlık soyadlarını bilmek marifet değildi ki?
Yaşlı adamın susacağı yoktu.
“Şimdi dedesine bakalım” dedi yaşlı adam:
“Ökkeş KIRIKKANAT:
Halil-Emiş’ten olma Osmaniye Merkez kayıtlı.”
“Ve bu kısım tamam, acele etme evlat sakin ol ve dikkatini dağıtmadan beni
dinle”
Ama benim sabrım kalmamıştı:
“Şimdi sıra
babasının soy kütüğünü takip etmekte” diyerek alttaki kağıdı çekti ve okumaya
başladı:
“Baba Salih BAHÇELİ: Turan ve Ayşe’den olma. 1320 Osmaniye-Hasanbeyli nüfusu.
Dikkatini şimdi çekerim, dedesinin soy ismine dikkat et:
Yani babaennesinin babasının soyundan Dede Turan SOYLU: Ahmet ve Raziye’den
olma 1278 Osmaniye Merkezine kayıtlı. Yani BAHÇELİ ailesinde SOYLU soyismine
rastlarsak şaşırmayalım ve devam edelim.
Yeğen Ülker BAHÇELİ: Turan ve Muhterem’den olma. 1958 Osmaniye-Hasanbetli
nüfusuna kayıtlı.
Ülker hanım evlenince soyismi ÇERÇİ oluyor.
Ve karışıklık başlıyor:
Lyudmyla ÇERÇİ: Mikola, Tetyana’dan olma. 1977 Osmaniye
Merkez’e kayıtlı.”
İşte buna inanmam mümkün değildi. Ancak ihtiyarın elinde tuttuğu kütük
fotokopisinde her şey kayıtlıydı. Devlet BAHÇELİ’nin yeğenleri ERMENİ
olamazdı, bunana inanmam çok zordu… Hatta ağırıma gitmişti. Nüfus memurunun
yüzüne ters ters baktım ama onun susacağı yoktu.
“İstersen Anne tarafını takip edelim biraz da:
Nezihat SOYLU: Süleyman ve Fatma’dan olma, 1941 Osmaniye Merkez kayıt.
Nezihat hanım evlenince soy ismi ne oluyor dersin:?”
Yaşlı adamın suratına “nerden bileceğim” sorusunu sorarmış gibi baktım. Cevabı
hazırdı:
“BOZDUĞAN… bak Nezihat BOZDUĞAN’ın kaydı işte burada:
Nezihat BOZDUĞAN: Anne adı: Fatma, baba adı: Süleyman. Doğum tarihi: 1941…
İşte Osmaniye Merkez’deki nüfus kaydı.” Sustu yaşlı adam, bir sigara yaktı.
Sanki çok önemli bir şey açıklar gibi canımı yakan cümleleri kullanmaya
başladı:
“Coron Catherine BOZDUĞAN kimdir dersin? Robert ve
Hilda’dan olma 1969 doğumlu Osmaniye Merkez nüfusuna kayıtlı?...”
Cevabını bilmediğim bir soruydu. Robert, Hilda, Catherine… Bunlar ancak Kemal
DERVİŞ’in soy kütüğü olabilirdi. Liderimle ne ilgisi vardı ki?
“Moda tabirle Devlet Bahçeli’nin kuzen çocukları bunlar
delikanlı. Dikkatini çekerim, kuzenleri büyük ülkücü, Türkçü liderinin!”
susmak bilmiyordu adam:
“Bu Catharine hanım sonra Ufuk Beyle evlendi. Ve Cem isminde bir çocukları
oldu. 2001 yılında hem de.” Altlardan bir kağıt çekti.
“İşte bak onun kaydını da buldurdum bizim emektar dostlardan. O günün doğum
tutanaklarında bir BOZDUĞAN daha vardı delikanlı. Sıla BOZDUĞAN., Ama ilk adı
ELVİN konulmuştu çocuğun. O da 2001 doğumlu ve Osmaniye Merkez kayıtlı.”
Nefesim tıkanmış, sesim kısılmıştı sanki. Neler saçmalıyordu bu adam. Ama ben
istemiştim ve o da susmak bilmiyordu:
“Hadi anne tarafının
izini sürmeye devam edelim. Biliyorsun Devlet bahçeli’nin annesinin kızlık
soyadı KIRIKKANAT. İstersen Osmaniye Merkez’deki akrabalarına bir bakalım.
İşte bak Süheyla hanım Mesela. Süheyla KIRIKKANAT; İsmail ve Cemile’den olma
1949 doğumlu Süheyla Hanımdan. Süheyla Hanım sonra Hatay’a aktarmış kaydı.
Reyhanlı Nüfus memurluğunu araştırırsan, Süheyla Hanım’ın gerçek soy isminin
HIZAL olduğunu göreceksin. Ve bu ailenin çocuklarına koydukları isimlere
bakalım:
Guse Selis HIZALl; Mehmet Fırat ve Seyhan Sönmez
görünüyor ebeveyn.
Enver Jan HIZAL. Nadiye ve Fırat’ın iki yaşındaki oğulları. Yine Hatay
Reyhanlı nüfusuna kayıt ettirmişler.”
Beynim kitlenmişti artık. Yaşlı adama durmasını söyledim. Bana bakıp
gülümsedi, ‘İnanmıyordun ama bak görüyorsun’ dedi. Kağıtları bir tarafa
bırakıp bana çay getirdi. Sonra oturup devam etti.
“Bu HIZAL ailesinde Sabiha hanım önemli bir isim. 1941 doğumlu, İslam bey ve
Hava Hanımdan olma. Ne güzel isimler değil mi? tam müslüman gibi. Bak bakalım
Sabiha Hanım’ın soy ismi neye dönüşüyor: Sabiha APİŞ!!!
Hadi şimdi bu Apiş’lerin peşine düşelim bakalım bizi nereye çıkaracak…
Meryem APİŞ; Ahmet Bekir, Faize, 1949, Hatay-Reyhanlı..
Meryem Hanım’ın da soy ismi değişiyor, ŞAPSO oluyor.
MERYEM ŞAPSO: Ahmet Bekir, Faize, 1949,
Hatay-Reyhanlı..
Bak şimdi bu ŞAPSO ailesi nasıl dönüp dolaşıp bahçeli’nin anne tarafının bir
kolu olan BOZDUĞAN’lar ile birleşecek. Dümdüz okuyorum dikkatle dinle:
Aysun ŞAPSO: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, Hatay-merkez
Aysun SAVAŞ: Ali Hikmet ve Elmas’tan olma, 1960 doğumlu, ama kütük değişiyor
bu sefer; Balıkesir-Manyas nüfus Müdürlüğü’ne kayıtlı.
Evlilik filan değixl üstelik. İçinden çıkılmaz bir durum, çünkü Aysun hanımın
ablası Hülya hanımın soy ismi evlenene kadar SAVAŞ, sonra ALTUNDAĞ oluyor.
Bak sen de gör:
Hülya SAVAŞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955 Balıkesir-Manyas.
Hülya ALTUNDAĞ: Ali Hikmet, Elmas, 1955, Mardin Ömerli’ye kayıtlı.
İstersen burada kütük bilgilerini detaylandırayım. Çünkü şimdi lazım olacak.
Hülya Hanım’ın cilt no’su: 2, Hane No’su: 81.
Aynı cilt ve hane numarasında bir başka isim söyliyeceğim sana, yine Mardin
Ömerli’den…
Hikmet ALTUNDAĞ: Hıdır, Sabiha, 1952, Mardin Ömerli kayıtlı.
Bu Hikmet ALTUNDAĞ soy isminde küçük bir değişiklik yapıyor sonra: ALTUNDAĞ
iken ALTINDAĞ oluyor. Ve bu iki soy isim sonra birleşiyor BAHÇELİ VE
ALTINDAĞ’lar yani..
İşte böyle ilginç bir çember üzerinde geziniyor Devlet BAHÇELİ’nin kökeni
evlat!”
Yorulmuştum ve kafam karışmıştı. Açıkçası daha dinlediklerimi tam sindirmeden
yeni isimlere hazmedemezdim. İzin istedim, bana nereye gittiğimi sordu, daha
anlatacakları varmış. Ertesi gün geleceğime söz verip ayrıldım. Sizi bilmem
ama ben şok olmuştum, gece boyu böylesi bir mutlak davanın liderinin bu kadar
karışık bir aileden gelmesini içime sindirememeye başlamıştım. Nasıl olur
Devlet BAHÇELİ’NİN YEĞENLERİ DENEBİLECEK İNSANLARIN NEREDEYSE TAMAMI Ermeni ya
da Hıristiyan isimleri alabiliyordu.???
ERTESİ GÜN YAŞADIĞIM ŞOK DAHA DA BÜYÜDÜ!
Yine emekli nüfus
memurunun gecekondu mahallesindeki evinin kapısındaydım. Dünkü gerilimli
saatlerden sonra bu sefer beni güleryüzle karşıladı. Belli ki hazırlık
yapmıştı. Hemen masaya geçtik ve anlatmaya başladı:
“Bugünkülere hiç inanmayacaksın belki ama madem başladık anlatıp bitireyim.
Amca kızına bakalım:
SERPİL BAHÇELİ: Salih; Saniye’den olma 1946 Osmaniye-Hasanbeyli’ye kayıtlı.
Serpil hanım’ın yeri soy ismi nedir biliyor musun: FETTAHOĞLU!
Bu FETTAHOĞLU ailesinde AKSAY VE ÇANGA soyadları önemli. Bak şimdi bu zincir
bizi nereye çıkaracak:
AYŞE NEZİHE ÇANGA:
Mustafa ve Fatma’dan olma, 1936 Adano-kozan nüfusuna kayıtlı. Nezihe hanım’ın
esas soy ismi ÇAMURDANOĞLU. Hatta sonra OĞLU kısmın çıkartıyorlar sadece
ÇAMURDAN kalıyor. Al bakalım sana bir kaç tane aynı kütüğe kayıtlı ÇAMURDAN
soy isimli kişi:
DERYA ERİKE ÇAMURDANOĞLU: Mustafa Ökkeş ve Ayşe Aysel’den olma 1957 doğumlu.
Adana-kozan nüfusu.
ANİTA Deniz ÇAMURDANOĞLU: Gürkaynak ve ERİKA’dan
olma. 1959. yine Adana-Kozan.
AGNES MARİA MAGDELENE ÇAMURDAN: FRANCOUİS JEAN PİERRE VE
MARİE LOUİSSE CHARLOTTE ADREA’dan olma, Adana-Kozan nüfusuna kayıtlı.
Selçuk Emre ÇAMURDAN: Mehmet Cihan ve AGNES MARİE MADELEİNE’den olma
1985 doğumlu Adana-Kozan nüfusuna kayıt ettirilmiş.”
Yine beynim uyuşmuştu. Türçülük, Ülkücülüğün sembol isminin aile kökenindeki
isimler içimi ‘cız’ ettirmişti. Boğazıma bir yumruk tıkanmıştı sanki.
Yutkunamıyordum. İhtiyar adam anladı. Gözlüklerinin üstünden bana baktı ve
‘Bunlar daha ne ki hele bir dinle’ dedi. Devam etti:
“Aynı ailenin çocuklarının isimleri. Artık gizlenmeye bile gerek duymuyorlar:
SÜREYYA ELSA MİLLER: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan
olma. 1986, Adana-Kozan..
RİFAT ORHAN ÇAMURDAN: Mehmet Cihan, AGNES MARİE MADELEİNE’nin çocuğu.
Adana-Kozan doğumlu 1980.
SELİNA SAKİNE MİLLER: B una annesinin ismi de
konmuş: SAMUEL BERT, Sakine Sema’dan olma. 1992, Adana-Kozan.
SERPİL FETTAHOĞLU’nun ailesindeki Öznur Hanım’a dikkatlice bakarsak bizi çok
daha ilginç bir noktaya götürecek.
ÖZNUR FETTAHOĞLU: Mahmut nedim, Emine kızı, 1948, Osmaniye-Hasanbeyli.
Sonra küçük bir kayıt değişikliğini iyi farketmek lazım:
ÖZNUR FETTAHOĞLU: Mahmut nedim, Emine kızı, 1948, Osmaniye-Düziçi!!!
Neden düziçi? Diye soracak olursan, şimdi söyleyeceğim isim bunun cevabı
olacak sanırım:
Düziçi Nufus memurluundaki FETTAHOĞLU kayıtlarında Algan soy ismi kimsenin
dikkatini çekmez. BAHÇELİ’NİN annesinin yakın akrabası olan bu aileden bir
isim yakında yapılacak seçimlerin kaderini belirleyen bir isimdir desem
şaşırırmısın…
Şaşır o zaman bak bu kim?
TUFAN ALGAN: Ahmet ve Sultan’dan olma, 1939 Osmaniye Düziçi Nüfus müdürlüğüne
kayıtlı.”
Bu tam bir şoktu. Demek TUFAN ALGAN ile DEVLET BAHÇELİ akraba idi. Hem de hiç
de uzak olmayan akraba!
İhtiyar durdu, gözlüğünü çıkarıp masaya koydu, elleriyle gözünü oğuşturup:
“Şimdi söyle bakalım başka hangi ülkede, birisi siyasi parti lideri, diğeri
Seçim kurulu Başkanı olan iki akraba olabilir. Üstelik bunlardan biri, Yani
TUFAN ALGAN, akrabası BAHÇELİ’nin rakiplerini ekarte etti. RECEP TAYYİP
ERDOĞAN VE NECMETTİN ERBAKAN’IN seçim yasağı almasında akrabalık bağının hiç
etkisi olmadığını kim söyleyebilir. Üstelik karar bir oy fazlasıyla alınmışken
ve o fazlalık oy TUFAN ALGAN’a aitken!! Bu seçim dürüst ve namusludur
denilebilir mi?”
Artık kafam karman çorman olmuştu. Duyduklarıma inanamıyordum. Allah’tan bunu
kimse bilmiyor diye sevindim ilk başta.b Ama bu dürüstçe bir davranış değildi.
Hem ailesindeki Ermeniler, Hıristiyanları bilmeyen biz Ülkücü Gençlik bu
adamın ardından nasıl hala gidebilirdik ki?
Yaşlı adam devam etmek istedi:
“Biliyorsun Devlet BAHÇELİ’nin annesi, ÖKKEŞ ALP KIRIKKANAT’IN HALASIDIR. Bunu
dün sana ayrıntılarıyla anlattım. Hadi şimdi KIRAKKANAT ailesine bir göz
atalım.
SANEM KIRIKKANAT: Remzi, İlkin’den olma, 1974, Osmaniye merkez kayıtlı.
Sanem hanımı takip edelim:
SANEM GEÇER: : Remzi, İlkin’den olma, 1974, Osmaniye Merkez kayıtlı.”
“Sus artık, tek kelime duymak istemiyorum!!”
Bağırmıştım… Yaşlı adam tedirgin oldu. Bir an için ona zarar verebileceğimi
düşünmüş olacak ki, sandalyeden kalkacakmış gibi doğruldu. Öyle bir niyetim
olmadığını belli ettim.
“Çok sağolasın iki gündür anlattıklarında kafamdaki sisleri dağıttın” dedim
emekli memura.
Beni kapıdan uğurlarken gülümseyerek:
“Tekrar gel delikanlı. Bu sefer sana DEVLET BAHÇELİ’nin
annesi ile AHMET NECDET SEZER’İN karısı arasındaki ilginç zinciri anlatırım.
Ermenilerin, Yadudi halkaların bulunduğu zinciri. Kimbilir Belki SEMRA SEZER
KÜRÜMOĞLU’nun Ermeni olduğunu ispatlarım sana!”Yine ne saçmalıyordu bu adam,
Cumhurbaşkanı’nın karısı Ermeni miydi?
Dönüp tekrar dinleyecektim ama liderimin yıkılan kişiliğinin enkazı altında
ezilmişti ruhum. Soruyorum şimdi size, Ermeni dölü bebek katili terörist başı
Apo ile Benim Liderim arasında nasıl bir zincir vardı ve ben ne yapmalıyım!!!