ATATURK ALEVİ
Mİ ?
Izmirde dagitilan bir arastirmaya gore
Ataturk'un babasi ALİ Rıza Efendi , Dedesinin adı KIRMIZI Hafız Ahmet
Efendi , Amcası ise KIZIL Hafız Mehmet Efendi. Ayrıca dedeleri ozamanki adıyla
KIZILLAR beldesinden gelmelermiş.

T.C. NIN GIZLI DINI ALEVILIKMI? TSK da Genelkurmay Baskanliginda disarida gostermelik Mason Aslanlari dururken iceride Alevi Yeniceriler bulunmaktadir.
Bazi internet sitelerinden yorumlar...
Bu konuda benim yorumum daha farklıdır. Alevilik
sünnilik, ve sayıları tonlarcayı bulan gruplaşmalar
islam dininde yoğun çatışmalar nedne olmaktan başka
şeye yaramazlar. Ama bilmem kaç senesinde yok bu onu
öldürmüş biz bunun peşinden gidelim, yok o şehit
olmuş, yok bizim şeyh şunu demiş, bunun şeyhi başka
inançtaymış. İnanın islam dinini zayıflatmaktan başka
şeye yaramaz bu aslında. Bunda kızılacak darılacak
birşey yok. Ben hala yok kardeşim ben aleviyim
sünnilere kız vermem, yok ben şunlardan kzı almam,
damat almam anlayışı artık çağdaş bir yaklaşım
değildir. Esas kızılan taraflar inançlar değil,
kendini ya da başkalarını ayrımcılığa itmektir.
Sonuçta seneler önce çoğu çok basit iktidar
olaylarıyla, kişsel hırslarla ya da kişisel çabalarla
bölünmeye başlayan ve ortaya çıkan mezheplerdir. Artık
bu saatten sonra onlara inanç zorlaması yapmanın
anlamı yok ama, Allah inancınız olsun, iyi olun,
dindar olun sonuç farketmez, hepimiz kardeşiz der
herkesi bağrımıza basarız. Ama çağdaşlıktan
vazgeçmeyiniz. Çağdaşlıktan ve Atatürk ilkelerinden
koptukça o zman bu ayrılıklar ülke ve insanlar
aleyhine ve islam dini aleyhine dönmeye başlar. Ben
hayatımda kimseyi ben aleviyim dedi diye ya da ben
sünniyim, ben şiiyim dedi diye ayırım yapıp sevmedim.
Fetullahçı arkadaşlarım bile var. Ama yeterki Türkiye
için var olsunlar, Atatürk'ü göreyim içlerinde,
izlerinin doğru olduğunu anlayayım. aalesef
fetullahçıların içinde bile Atatürk'ü gögsü kabararak
kalbinde tutanlar da vardır. "Buna fetullahçılar
kızacak ama." İslam dinini kullanarak yobazlaşmaya
çalışanları ayırsınlar içerlerinden yeter değil mi.
Bugün Cumhuriyet gazetesine bomba atıp kendileri
atmıştır diyecek kadar düşünce ve insanlık fakiri
kişilerin, danıştaya türban terörizmi saldırısı yapan
dinci yobaz ve arkadaşların, sürekli orduyu
eleştirerek yıpratmaya çalışan sahtekar yazarların
Lübnan için koparmadıkları yaygara kalmadı. yardım
dernekleri, yürüyüşler, paralar, propagandalar. Peki
bunlar ülkemiz için enden böyle ayaklanmıyorlar. Neden
insanlarımız katlettikleri içi aynı çabayı, aynı
dernekleri, aynı yürüyüşleri, propagandayı yapmıyorlar
o zaman. Neden asker şehitlerimze, gazilerimize ve
ailelerine sürekli kampanya düzenlemiyor ölen her
vatandaşımızda askerimizde ayaklanıp yürüyüş
yapmıyorlar. Birbirlerine destek olup
kenetlenmiyorlar. Önce Türkiye gelmeli ve gelecekte
biliyorum. Türkiyede öncelik gündemi oluşturup bunları
çözmeliyiz. Suni gündemlerle değil. Atatürk Türklerin
en büyüğü atasıdır. O her ne olursa olsun Türkiyedeki
herkesin bir tanesidir. Onun hayranlığına
ulaşamayanlar zavallılar ancak kendi gündemlerini
meşgul etmelidirler, bizim değil. Türkiyede yaşayan
tüm etnik gruplara da aynı tartışma ortamı yapılmaya
çalışılmıştı. Etnik farklılıklarıyla, anlayış
farklılıklarıyla, dindar ama yobaz veya ayrılıkçı
terörist olmayanlarla, ülkemiz bir zenginlikler
ülkesidir. Alevi de olsun, sünni de olsun, ne olursa
olsun, iyi insan ülkesine hizmet eden olsun, ülke
çıkarlarını kendi çıkarlarının üstünde tutsun,
gerisinden ne isteyebilirz değil mi?
Dr. Cengizhan Elmas
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
fusorguv@yahoo. com
ne önemi var ki? sonuçta o bizim ATAMIZ.
hem sevip sayıp değer verdiğimiz bir çok din büyüğü de
alevidir. hacı bektaş veli, pir sultan abdal, mevlana,
yunus emre. yani ahmet yesevi dergahı alevidir.
yapılması gereken Türk Müslümanlığının yapılanmasının
sağlanmasıdır. elevi sünni çekişmesi değildir. böyle
bir çekişme özde yoktur zaten. bu konu üzerinde
inceden inceye değerleme yapmak gerekmektedir.
saygılarımla,
ozankaram@yahoo.dk
Ataturk'un alevi olmasi Turk olma gercegini degistirmez tam tersine pekistirir.
Bu anlamda gereksiz tartismalara yol acabilecek konu basliklarini gundeme
getirmenin dogru olmadigini dusunuyorum.
kingofthehuns@gmail.com
Bütüm bunlar ulu önder ATATÜRK'ü karalamaktan başka birşey değildir.
Hatırlayınız lütfen, bir zamanlar dinci bir partinin lideri de "Atatürk
yaşasaydı bizden olurdu" demişti. Atatürk'ü hala hazmedemiyorlar, küçük
düşürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama bu çabaları boşuna, onlar
kötüledikçe Atatürk ve vatan sevgisi içimizde daha çok büyüyor.
Saygılarımla...
"Ali Rıza Özkan" <alirizaozkan@gmail.com>
Sevgili Ahmet Dursun,
Her türlü inanca karşı saygılı olduğumu ve ayrım yapmadığımı her
fırsatta dile getiririm. Ben Aleviyim. İnancımı kimseye sorgulatmam,
müsaade etmem. Ama, kimsenin inancına da saygısızlık yapmam. İster
İslam adına olsun, ister diğer inançlar-mezhepler (Alevilik de dahil
olmak üzere) bezirganların ortaya çıkıp, kendi ekonomik ve siyasi
çıkarlarını inanç üzerinden pazarlamaya kalkışmasına da şiddetle karşı
dururum. Benim için Mustafa Kemal'in en büyük özelliklerinden birisi
de, işte bu bezirganların Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde
yaşama alanlarını (yani musluklarını) ortadan kaldırmış olmasıdır.
Mustafa Kemal Alevi de olabilirdi. Ama değildir. Kurtuluş Savaşı'nın
hazırlıkları esnasında, Hacıbektaş'ı ziyaret ettiği ve Alevi
dedebabalarından yardım ve katkı istediğini biliyoruz. Aleviler de,
tüm güçleri ile Kurtuluş Savaşımızı ve Mustafa Kemal'i
desteklemişlerdir. Desteklemeye devam ettiklerini de biliyoruz.
Muhammed/Ali/Mustafa (Kemal) Aleviler için kutsal bir üçleme haline
gelmiştir. Bunun temel nedeni ise, Mustafa Kemal'in Osmanlı devletinin
Alevileri aşağılayan tutumunu terketmiş ve onları da devletin asli
unsuru olarak muameleye tabii tutmuş olmasıdır. Yurttaş olmak bilinci,
bu nedenle Alevilerde güçlüdür.
Tüm bunlara rağmen, Mustafa Kemal Alevi değildir. Olsa idi, bunu övünç
ve şerefle söylemekten çekinmezdim. Ama, gerçek odur ki, "fikir
oluşturucu birimler" Mustafa Kemal'e saldırılarını, toplumda genel
olarak varolan Alevilere karşı anti-patiden faydalanarak sürdürmek
kararı almışlardır.
Saygılarımla.
27.08.2006 tarihinde adoz374 <adoz374@mynet.com>
yazmış:
> sayın Özkan,
> tamamen katılıyorum.
> Atatürk alevi olsa ne olur olmasa ne
> olur.çünki Atatürk hiçbir dinsel ögeler taşımayacak şekilde yani herkesin
> inancına aynı uzaklıkta yada aynı yakınlıkta bir devlet düzeninden yana
> olduğunu her fırsatta dile getirmiş.
> hatta kendi ağzındab söylediği ben size
> hiçbir doğma...diye başlayan sözünü hatırlayacak olursak ne demek istediği
> ve ne yapmaya çalıştığı da bellidir.
> ben hiç bir mezhebi kabul etmiyorum.ben
> sadece kur'an-ı kerim in önderliğindeki islamı kabul
> ediyorum.
> hiçbir mezhep benim kur'an dan anladığım
> gibi bir açıklama getiremiyor.
> yani dinimi mezheplere bağlı olmaksızın
> yaşıyorum.ve de devlet yönetiminde de Atatürk ilkelerini benimsemiş biri
> olarak açıklıkla söylemeliyim ki aleviler demokrasinin bel kemiği
> olmuşlardır.
> eğer ki bu güne kadar bazı mezhep
> taraftarlarının kendi görüşleri doğrultusunda hem devlet hemde diyanet
> işleri ile eş güdüm içindeki çalışmaları hala Atatürk ilkelerini
> baltalayamamış ise bunda evvela Atanın kurduğu TSK ve sonrada hurafi
> islama pirim vermeyen çoğunluk pay sahibidir.
> son zamanlarda mezhep içerikli
> çalışmaların yoğunlaştırıldığı ve bölünmeye sevk edecek olan AB-D destekli
> ılımlı islam söylemleri çerçevesinde düşünecek olur isek,ne demek
> istediğim de zaten ortaya konmuş olacaktır.
> bu nedenle demokrasinin bel kemiği
> aleviler olmuştur dedim.
> aksi halde hiç bir
> mezhep(fikir,doktrin,görüş) beni bağlayıcı olmamış vede
> olmayacaktır.
> ancak bir mezhep savunuculuğu yaparak
> islamı kabul edenler için bu sözüm belki fazla ileri gitmek olarak
> görülebilir.
> lakin tam tarafsız düşünürsek ne dediğim
> ayan beyan ortadadır..
> saygı ile..
> ahmet dursun
>
>
> ----- Özgün İleti -----
> Kimden :
Digi-Security-Turkiye@yahoogroups.com
> Kime :
Digi-Security-Turkiye@yahoogroups.com
> Gönderme tarihi : 27/08/2006 0:26
> Konu : Re: Yanıt: [OZEL BURO ISTIHBARAT GRUBU] Ataturk Alevimi?
> BlueKey,
> Umarım, Aleviliğin 10-15 yıl önce çıkmadığını biliyorsundur.
> Mustafa Kemal'in Alevi olmadığı kesindir. Böyle bir şeyi kim ortaya
> attı ve hala hangi maksatla tartışılıyor, anlamış değilim. Ancak, "bir
> kısım zat"ın, herşey bitti, şimdi de, Mustafa Kemal Alevi idi,
> diyelim, belki toplumun bir kesiminde ona karşı bir uzaklaşma elde
> edebilir miyiz, şeklinde bir oyun olup olmadığı konusunda da
> düşünmekteyim.
> Ayrıca, böyle bir iddia ile, nasıl Alevi propagandası yapılır, o da
> ayrıca merak konusudur.
> Bu ne biçim tartışma, kimin ne söylediği, neyi amaçladığı belli değil?
> Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu önderidir. Nokta. Hangi
> dinsel veya mezhepsel aidiyeti olursa olsun, fark etmez. Başımızın
> üzerinde yeri vardır!
> Saygılarımla.
>
> 25.08.2006 tarihinde BlueKey <bluekey7@gmail.com>
> yazmış:
> > Ya ben anlamiyorum arkadaslar,su asagidaki yazanlari alevi olmayan biri
> > yazamaz gizliden Alevilik propagandasimi yapiyoruz hadi yapiyoruz
> diyelim
> > neyse ama nerden bel kemigi oluyo ya sunun surasinda 10-15 yil oncesine
> > kadar aleviyim dahi denmezdi nasil oluyoda cumhuriyet kuruldugundan
> beri
> > onlar sayesinde ayakda oluyor. Benim fikrimi soruyosan su an
> Turkiyede cok
> > sayida bulunan ATATURK'un adindan prim yapmiya calisan bir
> toplulukdan baska
> > bir sey degildir.
> >
> >
> >
> > Not: Bu metin www.turkcekarakter.com sitesinde Turkce karakterlerden
> ve ">"
> > isaretlerinden arindirilmistir.
> >
> >
> >
> >
> >
> > Mirza ...
> >
> >
> >
> > Bayraklari bayrak yapan ustundeki kandir.
> >
> > Toprak, ugrunda olen varsa vatandir.
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> > _____
> >
> > From:
Digi-Security-Turkiye@yahoogroups.com
> > [mailto:Digi-Security-Turkiye@yahoogroups.com]
> On Behalf Of adoz374
> > Sent: Friday, August 25, 2006 1:37 PM
> > To: digi digi
> > Subject: Ynt: Yanıt: [OZEL BURO ISTIHBARAT GRUBU] Ataturk Alevimi?
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> > arkadaşlar, alevilik konusunda diyeceğim tek şey vardır.ben alevi
> > değilim.ancak inanıyorum ki bu gün cumhuriyet hala ayakta ve Atatürk
> > ilkeleri hala varlığından en azından bahsettiriyorsa dahi bu alevi
> > kardeşlerimizin sayesindedir.
> > kısaca aleviler bu ülkenin sigortası ve cumhuriyetin bel
> > kemiğidir.
> > aksini savunanlarada diyeceğim şeyler
> > olabilir.
> > saygılar..
> > ahmet dursun
> >
> >
> >
Kimden : Digi-Security-
Turkiye@yahoogro ups.com
Kime : Digi-Security- Turkiye@yahoogro ups.com
Gönderme tarihi : 30/08/2006 21:18
Konu : [OZEL BURO ISTIHBARAT GRUBU] Re: Ataturk Alevimi?
Sevgili Ahmet Dursun,
Her türlü inanca karşı saygılı olduğumu ve ayrım yapmadığımı her
fırsatta dile getiririm. Ben Aleviyim. İnancımı kimseye sorgulatmam,
müsaade etmem. Ama, kimsenin inancına da saygısızlık yapmam. İster
İslam adına olsun, ister diğer inançlar-mezhepler (Alevilik de dahil
olmak üzere) bezirganların ortaya çıkıp, kendi ekonomik ve siyasi
çıkarlarını inanç üzerinden pazarlamaya kalkışmasına da şiddetle karşı
dururum. Benim için Mustafa Kemal'in en büyük özelliklerinden birisi
de, işte bu bezirganların Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde
yaşama alanlarını (yani musluklarını) ortadan kaldırmış olmasıdır.
Mustafa Kemal Alevi de olabilirdi. Ama değildir. Kurtuluş Savaşı'nın
hazırlıkları esnasında, Hacıbektaş'ı ziyaret ettiği ve Alevi
dedebabalarından yardım ve katkı istediğini biliyoruz. Aleviler de,
tüm güçleri ile Kurtuluş Savaşımızı ve Mustafa Kemal'i
desteklemişlerdir. Desteklemeye devam ettiklerini de biliyoruz.
Muhammed/Ali/ Mustafa (Kemal) Aleviler için kutsal bir üçleme haline
gelmiştir. Bunun temel nedeni ise, Mustafa Kemal'in Osmanlı devletinin
Alevileri aşağılayan tutumunu terketmiş ve onları da devletin asli
unsuru olarak muameleye tabii tutmuş olmasıdır. Yurttaş olmak bilinci,
bu nedenle Alevilerde güçlüdür.
Tüm bunlara rağmen, Mustafa Kemal Alevi değildir. Olsa idi, bunu övünç
ve şerefle söylemekten çekinmezdim. Ama, gerçek odur ki, "fikir
oluşturucu birimler" Mustafa Kemal'e saldırılarını, toplumda genel
olarak varolan Alevilere karşı anti-patiden faydalanarak sürdürmek
kararı almışlardır.
Saygılarımla
MUSTAFA KEMAL'İN ANNESİ YÖRÜK
TÜRKMEN'DİR.
Zübeyde
Hanım'ın soyu Yörük'tür. Fatih döneminde Karamanoğlu Beyliği'nin
yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar'da fethedilen yerlerin
Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir. Konya bölgesinden
geldikleri için bunlar, "Konyarlar" ismi ile resmi kayıtlara geçmiş ve
böyle anılmıştır.
(8) Aile, Vodina sancağının Sarıgöl nahiyesine yerleştirilir. Zübeyde'nin
babası Sofi-zade Seyfullah Ağa, Selanik yakınlarındaki Lankaza'ya göçer ve
bir çiftlik sahibi olur. Ve Zübeyde Hanım 1857'de burada doğar. Annesi,
babasının üçüncü eşi Ayşe Hanım'dır.
(9) Zübeyde Hanım'ın soyunu birde anlatılanlardan görelim.
M. Kemal'in kız kardeşi Makbule Hanım (1885-1956):
"Annemden sık sık şunları dinlemişimdir. Bizim esas soyumuz Yörük'tür.
Buralara Konya-Karaman çevrelerinden gelmişiz" diyor ve atalarından
bazılarının DA sonradan tekrar Konya'ya geri döndüğünü de şöyle açıklıyor:
"Dedem Feyzullah Efendi'nin büyük amcası Konya'ya gitmiş, Mevlevi
dergahına girmiş, orada kalmış. Yörüklüğü tutmuş olacak."
(10) Makbule Hanım Yörüklük için şunları söylüyor:
"...Annem her zaman Yörük olmakla iftihar ederdi. Bir gün Atatürk'e "Yörük
nedir?" diye sordum. Ağabeyim de bana 'Yürüyen Türkler' dedi."
(11) Yörük ile Türkmen eş anlamlıdır. Atatürk, soyunu açıklarken bunu DA
vurgular:
".... Benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenler'dendir.
"
(12) Zübeyde Hanım'ın babasını, kocası Ali Rıza Efendi'yi ve Ali Rıza'nın
babası Kızıl Hafız Ahmet Bey'i de tanıyan Selanik doğumlu Aydın
Milletvekili Hasan Tahsin San (1865-1951)
(13) şu bilgileri verir: " Atatürk'ün validesi, Zübeyde Hanım, Sofu-zade
ailesinden Fethullah Ağa'nın kızıdır. Selanik'te doğmuştur. Bu aile bundan
130 sene evvel (1800'lü yılların başı oluyor.) Sarıgöl'den Selanik'e
gelmişlerdir. Vodina sancağının batısında Sarıgöl nahiyesinde onaltı
köyden ibaret olan bu nahiye ailesi, Makedonya ve Teselya'nın fethinden
sonra Konya civarı ahalisinden Osmanlı hükümetinin sevk ve iskan ettirdiği
Türkmenlerdendir. Son zamanlara kadar beş asır müddet içinde hayat
tarzlarını, kılık-kıyafetlerini değiştirmemişlerdi. "
(14) Bir yabancı yazar DA Atatürk'ün annesi hakkında edindiği bilgileri
şöyle aktarıyor:"Mustafa' nın babası Ali Rıza Efendi, anası DA Zübeyde
Hanım'dı. Zübeyde Hanım... sarışındı; düzgün, beyaz bir teni, derin AMA
berrak, açık mavi gözleri vardı. Ailesi Selanik'in batısında Arnavutluk'a
doğru, sert ve çıplak dağların geniş, donuk sulara gömüldüğü göller
bölgesinden geliyordu. Burası, Türklerin Makedonya'yı ve Teselya'yı
almalarından sonra Anadolu'nun göbeğinden gelen köylülerin yerleştikleri
yerdi. Bu yüzden Zübeyde Hanım, damarlarında ilk göçebe Türk kabilelerinin
torunları olan ve hala Toros Dağlarında özgür yaşamlarını sürdüren sarışın
Yörükler'in kanını taşıdığını düşünmekten hoşlanırdı. Mustafa DA annesine
çekmişti; saçları onun gibi sarı, gözleri onun gibi maviydi."
(15) Zübeyde Hanım'ın kendi ifadesi; oğlunun, kızının, kendisini
tanıyanların ve de konu üzerinde çalışanların ortak ifadesi; Zübeyde
Hanım'ın Yörük-Türkmen olduğudur. Yani Zübeyde Türk'tür.
MUSTAFA KEMAL'İN BABASI YÖRÜK TÜRKMENDİR.
Mustafa Kemal'in baba soyu, Aydın/ Söke'den gelerek Manastır vilayetine
yerleştirilen, "Kocacık Yörükleri (Koca Hamza Yörükleri)"ndendir. Ali Rıza
Efendi, Manastır'ın Debre-I Bala sancağına bağlı Kocacık'ta dünyaya
gelmiştir(1839) . Aile sonradan Selanik'e göçmüştür. Babası İlkokul
öğretmeni Kızıl Hafız Ahmet Efendi'dir. Amcası, Kızıl Hafız Mehmet
Efendi'dir. Taşıdıkları "Kızıl" lakabı ve yerleştikleri yere "Kocacık"
denmesi; Ali Rıza Efendi'nin soyunun, Anadolu'nun DA Türkleşmesinde
katkısı olan " Kızıl-Oğuz" yahut "Kocacık Yörükleri-Türkmenleri" nden
geldiğini göstermektedir.
(16) Anne soyunda olduğu gibi baba soyunda DA en sağlam bilgiler önce
Atatürk'ün, annesinin, kardeşinin anlattıkları; sonra çevrelerinin
aktardıklarıdır.
Makbule Hanım;
"Babam Ali Rıza Efendi, Selanik'lidir. Kendileri Yörük sülalesindendir. "
(17) Atatürk:"... Benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük
Türkmenler'dendir. "
(18) M. Kemal'in Selanik'te mahalle ve okul arkadaşı, Kütahya
Milletvekillerinden Mehmet Somer (1882-1950):
(19) "Atatürk'ün ataları hakkında benim bildiğim şunlar:
Atatürk'ün ataları Anadolu'dan gelerek Manastır vilayetinin Debre-I Bala
sancağına bağlı Kocacık nahiyesine yerleşmişlerdir. Bunları ben Selanik'in
ihtiyarlarından duymuştum. Kocacık'lıların hepsi öz Türkçe konuşurlar. İri
yapılı adamlardır. Bunların hepsi Yörük'tür... Bunların kıyafetleri
Anadolu Türklerine benzer. Yaşayışları, hatta lehçeleri de aynıdır."
(20) 10 Kasım 1993'te Milliyet gazetesi "Ata'nın Soy Kütüğü" isimli bir
yazı yayımlar. Gazeteci Altan Araslı, Kocacık köyüne giderek bir araştırma
yapar ve köylülerle konuşur. Kocacıklı Numan Kartal'ın aktardıkları:
"Ali Rıza Efendi, Manastır vilayetinin Debre-I Bala sancağına bağlı
Kocacık'ta dünyaya gelir. Kocacık'ın nüfusu tamamen Türk'tür. Hepsi de
Yörük Türkmenleri. Anadolu'dan geldiler. Bizler, Müslüman Oğuzların
Türkmen boyundanız."