HEM ALEVI HEM YAHUDI! ISTE ALEVI YAHUDILER!
 

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=114594

Yahudi Aleviler Hacı Bektaş'ta

Alevi-Bektaşi inancını İsrail'de de yoğun bir şekilde benimseyenlerin olduğu ortaya çıktı. Yahudi Aleviler her yıl Haci Bektaş'a gelip semah dönüp ibadetlerini yapıyorlar.
 
Yahudi Aleviler Hacı Bektaş'ta


 

Ana çıkış noktası Anadolu olan ve 16. Yüzyıldan itibaren Akdeniz çevresindeki ülkelere yayılan Alevi-Bektaşilik inancını İsrail'de de benimseyenler olduğu ortaya çıktı.

Edindiğimiz bilgilere göre, bu benimsemede Musevilerin İSİS inancıyla benzerlikler içermesinin önemli bir etken olduğu öne sürüldü. Ancak özellikle de İsrail'deki dinci fanatiklerin bu inancı yaşamak isteyenler üzerinde büyük tehdit oluşturduğu iddia edildi. Bu ülkedeki Aleviler de bundan dolayı, inançlarını gerçekleştirebilmek için her yıl 8-10 defa Türkiye'ye inanç turizmi gerçekleştiriyor. Bunlardan biri de bu yılki Hacı Bektaş Şenlikleri oldu. Şenliklere katılan Yahudi Aleviler, semah dönüp, ibadetin gereklerini yerine getirdi.



'Köklerimiz bir'

Yahudi Aleviler, Konya, Nevşehir gibi illerdeki Alevilerin kutsal olarak gördükleri mekanları ziyaret edip semah dönüyorlar.
İsa'nın doğumundan 3 bin yıl önce'de İSİS tarikatının var olduğunu belirten Yahudi Aleviler, bu tarikatın daha sonra Terapoy ve ardından ise Kabala olarak kendisini tanımladığını belirterek, inançlarının öz olarak dinlerin şeriatçı yaklaşımlarla değerlendirilmesine hep karşı çıktığı ve daha liberal-özgürlükçü- bir yaklaşımı benimsediklerinin altını önemle çiziyorlar. Yahudi Aleviler, Aleviliğin üst aşamalarında öğretildiği belirtilen bir takım 'gerçekler' ile İSİS inancının Mısır'da birleştiği iddialarını söz konusu bağı kurmada temel dayanak gösterdiler.

'Merkez Mısır'

Asıl tarikat merkezlerinin Mısır'da olduğunu belirten ve Türkiye'ye gelen Yahudi Alevilerin temsilcisi konumundaki Milly Miller, inançlarının İslam'daki tasavvuf anlayışı ve Hacı Bektaş-ı Veli'nin felsefesini birlikte sunduğunu belirtiyor. Miller, 'Anlam babında dua ettikleri için Tanrı'dan gelecek şeylerin papaz, haham ya da hocaların etkisiyle değil, direkt kendileriyle Tanrı arasında gerçekleşecek bir olgu olduğunu' söylüyor.
 


'Tanrı birdir'

Yahudi Aleviler, inancı özüne uygun olarak her 'sırrı' deşifre etme yanlısı değiller. Bununla birlikte, 'Tanrının bir olduğuna' inandıklarını söyledikten hemen sonra, 'Bizi anlamak için Dede'ye bakın' diyorlar. 'O neye, ne kadar inanıyorsa, biz de onun kadar, o gerçeğe inanıyoruz.' Tasavvufu hayatın kendisi olarak tanımlarlarken, semavi dinlerin şeriatçıların ellinde olmasından büyük rahatsızlık duyduklarını belirtiyorlar.

'Gericilerin hedefiyiz'

Özellikle Arap-İsrail çatışması ve bunun dinler arası bir kavgaya dönüştürülmesi nedeniyle her iki kesimde de aşırı dincilerin büyük güç elde ettiklerini ve dinleri tekellerine aldıklarını belirten Varda Genossar ise, zorla hiç bir inancın değiştirilemeyeceğini, herkesin kendi yolunu bulması yanlısı olduklarını belirtiyor. Dini gericiler yüzünden İsrail'de kendilerini gizlemek zorunda kaldıklarını belirten Yahudi Aleviler, İsrail'de kendileri gibi düşünen ve yaşayan önemli bir topluluk bulunduğunu ve Alevilerin de azımsanmayacak sayıda olduklarını söylerlerken, baskılar yüzünden ses çıkartamadıklarını, fundamantalistlerin seslerinin gür çıkması nedeniyle de kendilerini ifade edemediklerini belirtiyorlar.
Yahudi Aleviler, bazen bir kaç hafta süren turlarında cem evlerinde semah döndüklerini, farklı bölgelerde yaşayan insanlarla dini sohbetler gerçekleştirdiklerini belirtirlerken, en büyük zorluğun Anadolu Aleviliği'nin yazılı kaynaklarının kıtlığı olduğunu belirtiyorlar. Tercümanla katılıp, Alevi ibadetinin aynısını uyguluyorlar.

'Herkes kardeştir'

Yahudi Alevilerin en çok ziyaret ettikleri Nevşehir'in Hacı Bektaş ilçesindeki Ulusoylar Dergahı'nın Dedesi Münir Ulusoy, Alevi inancı gereği kapılarının herkese açık olduğunu belirtirken, gelenlerin çoğunlukla adak için geldiklerini belirtiyor. Yahudi Alevilerin bu amaçla gelmelerine rağmen kurban kesmekten vazgeçip fakir ve okuyan kimselere yardım etmeyi tercih ettiklerini belirten Münir Ulusoy, 'Her şey, bütün kainat, insanlar kardeştir. Bizim zihniyetimiz bütün hudutları ortadan kaldırmaktır. Bu bağlamda farklı ülkelerden aynı inanca sahip insanları bir mekanda buluşması kadar daha doğal bir şey olamaz' dedi. Münir Dede, Yahudilerin, şeriat yasalarının uygulandığı topraklardan Anadolu'ya gelmelerinin altında yatan en önemli nedenin Anadolu'da Aleviliğin yaşanılabilirliğini gördüğünü belirtirtiyor. Münir Dede, Cem Ayini'ne katılan, semah dönen ziyaretçilerin sayıları her geçen yıl daha da artığını belirtiyor.

Kaynak: Ülkede Özgür Gündem/Caner Canerik

http://www.haber5.com/haber.php?haber_id=291128

 

Alevi'nin Yahudisi olur mu?

Alevi'nin Yahudisi olur mu? 28 Ağustos 2007 18:58

 

İsrail'den Türkiye'ye gelenler, Alevi dedesinden ders alıp semah dönüyor. İsrailli ziyaretçilerin Türkiye'deki Alevilere yönelik merakı dikkat çekiyor.



 

Aksiyon dergisinin haberine göre, İsrailli ziyaretçilerin Türkiye'deki Alevilere yönelik merakı dikkat çekiyor.

"Semah, çok barışçıl; su gibi, uçmak gibi; sürekliliği ve doğallığı var. Sonsuzdur. Bunu yaparak Tanrı'ya yakın olduğumu hissediyorum. Evimi bir dergâha dönüştürdüm. Bazen kendim semah yapıyoruz, bazen de arkadaşlarımla grup olarak yapıyorum. Ben Yahudi-Aleviyim. Ali ve Hacı Bektaş-ı Veli benim rehberlerim. Tanrı'ya ulaşmanın yolu budur."

"Yahudi Alevi olur mu?" demeyin; biz onların yalancısıyız. Yukarıdaki sözler de onlardan birine, Yahudi asıllı Sarita Moas'a ait. Sarita Moas, normal şartlar altında İsrailli bir Yahudi. Ancak kendisi için "Ben Yahudi-Aleviyim" tabirini kullanıyor. Etnik ve dinî bakımdan mantığı zorlayan bir kavram gibi görünse de kendi tabirleriyle "Yahudi-Aleviler" yeryüzünde var; ve varlıklarını "iki çizgi arasında" sürdürmeye devam ediyorlar. Henüz bir oluşum ve teşkilatlanmaları yok; ancak daha çok kendilerini Bektaşi tarikatları içinde saklıyorlar. "Yahudi Aleviler" her yıl 4 ila 6 defa Türkiye'ye bir nevi 'inanç turları' düzenliyorlar. Konya'nın yanı sıra Alevilerin kutsal olarak kabul ettiği Nevşehir'deki mekânları ziyaret ediyorlar. Özellikle son 6 yıldır artan bir sıklıkla Hacıbektaş'ı ziyaret eden Yahudi Aleviler, buradaki köklü dergâhlardan olan Ulusoylar Dergâhı'na bağlılar. Semah dönen Yahudi Aleviler, "inançlarının gereğini" dedenin eşliğinde yerine getiriyorlar.

TÜRK ALEVİLERLE İLGİLİ BİLGİ TOPLUYORLAR

İsrail'de inançlarını yeterince yaşayamadıklarını söyleyen Mira adlı bir başka 'Yahudi Alevi', Türkiye ziyaretlerini önemli bir ihtiyaç olarak niteliyor: "İsrail'de Hacı Bektaş-ı Veli hakkında fazla bilgiye sahip olmak mümkün değil. Buraya gelip daha çok bilgi ediniyoruz. Alevi kardeşlerimizi görüyoruz. Dede nasıl yaşar, dervişler neler yapar, bunları öğrenip kendi hayatımıza uyarlamaya çalışıyoruz. Önemli olan Müslüman, Musevi, Hıristiyan olmak değil; insan olmaktır. Bu yol da bizim yolumuzdur; her canlıya yer var."

İsrail'den gelen "Yahudi Alevi" gruplar sadece "inançlarının gereğini" yerine getirmiyor; Türkiye'deki Aleviler hakkında da geniş bilgiler topluyorlar. Alevilerin konumları, siyasi durumları, Alevi gençliğinin sıkıntıları da Yahudi Alevilerin dert edindiği konuların başında geliyor. Bu amaçla gençlerle sık sık görüşen Yahudi Aleviler, onlara sorular sorup kayıt altına alıyorlar.

DEDE ULUSOY: BİZİMLE BİRLER

Yahudi Alevilerin ziyaretgâhı Hacıbektaş'taki Ulusoylar Dergâhı'nın dedesi Mehmet Münir Ulusoy, Alevi inancı gereği kapılarının herkese açık olduğunu belirtirken, gelenlerin çoğunlukla adak için geldiklerini vurguluyor. Yahudi Alevilerin bu amaçla gelmelerine rağmen kurban kesmekten vazgeçip fakir ve öğrencilere yardım etmeyi tercih ettiğini belirten Münir Ulusoy, "İnsanlar kardeştir. Bizde bütün hudutlar ortadan kalkar. Farklı yerlerden gelen ve bizimle aynı inanca sahip insanların bir mekânda buluşması doğaldır. Yahudilerin Anadolu'ya gelmelerinin altında yatan en önemli neden, Anadolu'da Aleviliğin yaşanabilir olduğunu görmelerinden kaynaklanıyor." diyor

 

ANA SAYFA