PADISAHLARIMIZDAN V.MURAT'IN MASON OLDUGUNU BILIYORMUYDUNUZ?
http://www.mason.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=13&Itemid=27 den alinmistir.
TÜRKİYE'DE MASONLUK
Spekülatif Masonluğun İngiltere de 1717 yılında kurulmasından çok kısa bir süre
sonra, 1721 yılında, İstanbul’da Fransız Masonları tarafından ilk loca kurulmuş
olmakla beraber, Türkiye Büyük Locasının 1909 yılında, Meşrutiyetin ilanından
sonra ancak kurulabilmiş olmasıyla, bu tarihe kadar olan devirdeki masonluk
eylemleri genellikle dış kaynaklı belgelerden öğrenilmektedir.
1738 yılında İstanbul’da, İzmir’de ve Halep’te Mason localarının açıldığı haberi
‘St. James Evening Post’ adlı bir Londra gazetesinin 24 Mayıs 1738 tarihli
nühasında yazılmaktadır.
Osmanlı toprakları üzerinde adı bilinen ilk loca ise 1748 yılında Halep’te
kurulan , İskoçya Büyük Locasına bağlı, İskenderun Locasıdır. İlk Türk Masonları
ise Yirmisekiz Çelebizade Sait Çelebi, İbrahim Müteferrika ve Humbaracı Ahmet
Paşa dır.
Koca Mustafa Reşit Paşa gibi, önemli devlet adamları ve aydınların bu localara
girdiği loca arşivlerinden öğrenilmektedir.
İstanbul da kurulan localar; 1861 yılında ‘Ser Locası, 1867 yılında Prootos ve
‘l’Etoile du Bosphore’ Localarıdır.
Sultan V. Murad, Şehzade Nurettin Efendi, Şehzade
Selahattin Efendi, Şeyhülislam Musa Kazım Efendi, Şeyhülislam İzzettin Efendi,
Şeyhülislam Hayri Efendi, Müderris Mahmut Esad Efendi, Sadrazam Keçecizade Fuat
Paşa, Sadrazam Mithat Paşa, Sadrazam Ahmet Vefik Paşa, Sadrazam Tunuslu
Hayrettin Paşa, Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa, Berlin Büyük Elçisi Sadullah Paşa,
Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal Prootos üyeleridir. Bu devirde İstanbul da
kurulan Mason Locaları aydınların barınağı olmuş ve buralarda yetişen Masonlar
Meşrutiyetin kurulmasını düşünsel ve eylemsel yönlerden etkilemişlerdir.
Abdülhamit, Sultan V. Murad'ın mason olması nedeniyle, ilk devirlerinde
masonların eylemlerine pek karışamamış, fakat V. Muratın ölümünden sonra
tutumunu sertleştirmiştir. Bu olaya bağlı olarak 1905 yılından itibaren localar
İstanbul dışında ve özellikle Makedonya'da (Selanik) açılmaya başlamıştır.
Makedonya'da kurulan locaların en önemlileri İtalyan Obediyansına bağlı
‘Macedonia Risorta’ ve ‘Veritas’ Localarıdır. Bu iki locanın üyeleri arasında
önemli siyaset, devlet adamları ve Komutanlar vardır. Kazım Özalp Paşa, Sadrazam
Mehmet Talat Paşa, Mithat Şükrü Bleda, Mehmet Cavit Bey, Manyasizade Refik Bey,
Kazım Nami Duru, Bahriye Nazırı Cemal Paşa, Faik Süleyman Paşa, İsmail Canbulat
Bey, Hoca Fehmi Efendi, Osman Adil Bey; Mehmet Servet Bey, Fazlı Necip Bey ve
Emanuel Karasu Efendi bu locaların üyelerindendirler.
Bu tarihe kadar ülkede toplam 23 loca kurulmuştur. Birinci ve İkinci
Meşrutiyetin , Jön Türklerin, İttihat ve Terakki Cemiyetinin kurulması ve
eylemleri bu kişilerin gayretiyledir.
Aynı zamanda İttihat ve Terakki yöneticileri olan bu kadro, İkinci Meşrutiyetin
ilanından sonra, Osmanlı İmparatorluğunda Milli Masonluğu kurmak için harekete
geçmişlerdir.
Türkiye Büyük Locasının kurulması işlemi sırasında İstanbul’daki Selimiye Süvari
Fırkası Komutanı Prens Aziz Hasan Paşa, Maliye Bakanı Mehmet Cavit Bey, Mehmet
Talat Sai Paşa, Mithat Şükrü Bleda, Rıza Tevfik Bölükbaşı, Fuat Hulusi Demirelli,
Faik Süleyman Paşa, Jandarma Genel Komutanı Galip Bey, Hüseyin Cahit Yalçın
kurucular arasındadır.
1 Ağustos 1909 günü ‘Maşrıkı Azamı Osmani’ adı altında ilk Türkiye Büyük Locası
kuruldu. Büyük Üstadlığa Mehmet Talat Sait Paşa ve yönetime Jandarma Genel
Komutanı Galip Paşa, Rıza Tevfik Bölükbaşı, Osman Talat Bey seçildiler.
1923 de Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, ülkenin yabancıların işgali ve
etkilerinden kurtulması sonucu, Masonlukta yeni bir ulusallık anlayışı ve
bilinçlenme başlar ve bünyesini Atatürk devrimleri ve ilkelerine öz ve biçim
olarak uyarlar. Türkiye Büyük Locasının o zamanki ismi olan ‘Maşrıkı Azamı
Osmani’ adı ‘Türkiye Büyük Maşrıkı’ olarak değiştirilir.
Atatürk’ün Cumhuriyetçi kadrosunda görev alanların büyük bölümü Masondur. Bir
bakıma yönetim ve devrimlerin gerçekleştirilmesi Masonlara emanet edilmiştir.
Fethi Okyar, Rauf Orbay, Refet Bele Paşa, Ali İhsan Sabis Paşa, Meclis Başkanı
Kazım Özalp Paşa, Meclis Başkanı Abdülhalik Renda, Başbakan Hasan Saka, İçişleri
Bakanları Şükrü Kaya ve Mehmet Cemil Ubaydın, Dışişleri Bakanları Bekir Sami
Kunduh ve Tevfik Rüştü Aras, Sağlık Bakanları Rıza Nur, Adnan Adıvar, Refik
Saydam, Behçet Uz, Milli Eğitim Bakanları Reşit Galip, Hasan Ali Yücel, Ekonomi
Bakanı Sırrı Bellioğlu, Milletvekilleri Cevat Abbas, Atıf Bey, Edip Servet Tör,
Yunus Nadi, Reşit Saffet Atabinen, Memduh Şevket Esendal, Hilmi Uran, Tevfik
Fikret Sılay, Ahmet Ağaoğlu, Ankara Valisi Nevzat Tandoğan ve Belediye Başkanı
Süleyman Asaf İlbay, İstanbul Valileri Muittin Üstündağ, Lütfü Kırdar, Danıştay
Başkanı Mustafa Reşat Mimaroğlu, Jandarma Genel Komutanı Galip Paşa, İstiklal
Mahkemesi Başkanı Necip Ali Küçüka, Amiral Mehmet Ali Paşa Atatürk’ün çevresinde
ülkeye hizmet etmiş Masonlardır.
Cumhuriyet döneminde Dernekler Kanunu gereği Masonluk kurumları birer dernek
statüsüne sokulmuştur. 1927 yılında Türkiye Büyük Locasının resmi statüsünü
içeren derneğe ‘Tekamülü Fikri Cemiyeti’ adı verilmiş ve bu ad 1929 yılında
‘Türk Yükseltme Cemiyeti’ şekline değiştirilmiştir.
1935 yılında Türk Yükseltme Cemiyeti adı altında dernek statüsünde çalışan
Türkiye Büyük Locası kendi çalışmalarını bizzat kendisi tatil etmiştir.
Ülkede oluşan siyasal ve sosyal ortam göz önüne alınarak, Türk Ocakları,
Kadınları Himaye Cemiyeti, Muallimler Derneği, İzcilik Teşkilatı gibi kuruluşlar
yasayla kapatılmış ve parti denetimi altına alınmıştır.
Atatürk, aynı zamanda Mason olan dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile görüşür
ve ondan Masonların üst düzey yöneticilerine genel durumu açıklamasını ve yasaya
gerek olmadan kendi kendilerini tatil etmeleri mesajını iletmesini ister.
Sonunda 10 Ekim 1935 günü Mason yöneticileri tarafından imzalanmış bildirge
Anadolu Ajansı tarafından yayınlanır:
“Mes’ul ve maruf imzalar altında Ajansımıza verilmiştir. Türk Mason Cemiyeti
memleketimizin sosyal tekamülünü ve günden güne artan muazzam terakkilerini
dikkate alarak ve Türkiye Cumhuriyetinde hakim olan demokratik ve cidden laik
prensiplerin tatbikatından doğan iyilikleri müşahede ederek faaliyetine, bu
hususta hiç bir kanun olmaksızın nihayet vermeyi ve bütün mallarını
memleketimizin sosyal ve kültürel kalkınmasına çalışan Halk Evlerine teberruu
muvafık görmüştür.”
Ayrıca Şükrü Kaya hükümet adına kamu oyuna yaptığı resmi açıklamada; “Türk
Masonları kendi ideallerinin hükümetin esas programına dahil olduğunu görerek,
kendi teşkilatlarını kendileri fesh etmişlerdir. Hükümetin bu iş üzerinde hiç
bir teşebbüsü ve alakası yoktur” diyerek durumu belirtmiştir.
1946 yılında yeni Cemiyetler Kanununun yürürlüğe girmesiyle, masonlar da yeniden
faaliyete geçerler ve 1948 yılında İstanbul Vilayetine verilen dilekçeyle Türk
Mason Derneğini kurarlar. Aynı yıl İzmir ve Ankara şubeleri açılır.
Daha sonra, Ankara’daki localar birleşerek 1955 yılında kendi Büyük Localarını
kurarlar, İstanbul ve İzmir’deki locaları bu Büyük Locaya katılmaya davet
ederler. Aynı yılın sonunda, Merkez Ankara’da olmak üzere Türkiye Büyük Locası
kurulur. Böylece Türk Masonluğu, masonluk ilke ve kurallarına aykırı olmayan bir
şekilde, loca üyelerinin özgür iradeleriyle, dünyadaki diğer benzerleri gibi
kurulmuş olur. Bu tarihten itibaren, Türkiye Büyük Locası kendi obediyansı
içinde, kendisine eşit veya üstün bir güç tanımayan tek bir merkezi yönetim
şekline gelmiştir.
Ancak sorun dünya masonluğu için çözülmüş değildir. Çünkü Büyük Locayı oluşturan
Locaların tümü kendiliğinden oluşmamış, Yüksek Şura tarafından kurulmuştur.
Türkiyedeki masonlar bu localarda masonluğa kabul edildiklerinden, dünya
masonluğuna göre hem localar, hem de Türk masonları mason olarak tanınmazlar. Bu
olay, Türk masonluğunun tanınması için masonları 22 yıl daha uğraştıracaktır.
Türk Masonluğu bazı yabancı Büyük Localar tarafından tanınmakla beraber, Düzenli
Masonluk olarak tanımlanan ve önderliğini İngiltere, İskoçya ve İrlanda Büyük
Localarının yaptığı obediyanslar tarafından, kuruluşundaki usulsüzlük nedeniyle
tanınmamaktadır. Bu nedenle bu obediyanslarla tanışma ve iyi ilişki kurma
çalışmaları başlatılır. Hollanda, A.B.D., Almanya, İsviçre ile tanınma işleminin
nasıl olabileceğine değin çalışmalar yapılır.
Bu arada Türkiye Yüksek Şurasının tanınma girişimi başarılı olmuştur. A.B.D.nin
1861 yılında tanımış olduğu Osmanlı Yüksek Şurasının devamı olduğu kabul
edilerek, patent yenilenmiştir. Bu olayın etkisiyle, 1962 yılında Newyork ve
İskoçya Büyük Locaları, Türkiye Büyük Locasını tanıdılar. Türkiye Büyük
Locası'nın diğer Büyük Localar tarafından tanınmasını sağlamak için, İskoçya
Büyük Locası, Türkiye Büyük Locası için bir Konsekrasyon (Tahsis)Töreni yaptı.
Bu törenden sonra, Türkiye Büyük Locasının, yabancı obediyanslar tarafından
tanınmasında büyük artış olmuştur.
Türkiye Büyük Locasının, İngiltere ve İrlanda Büyük Locaları tarafından
tanınma işlemlerinde de sonunda başarıya ulaşılır. İngiltere Büyük locası 1970
tarihinde tanıma işlemini gerçekleştirdi. Bundan 1 ay sonra da İrlanda Büyük
Locası Türkiye Büyük Locasını tanıdı. Böylece Türkiye Büyük Locası ile, dünya
düzenli Masonluk obediyansları arasındaki tüm engeller ortadan kalkmış oldu.
Bu tarihten itibaren Türkiye’de Masonluk hızla gelişmeye başlamıştır. 1987’de
İsrail’de Türkçe konuşan “Nur" locası, ve 1990’da Almanya-Frankfurt’ta Türkçe
konuşan “Türkay” locası açıldı. Washington “Nur”, Bükreş “Işık”, ve ayrıca
1991’de Bodrum, 1993’de Antalya, 1995’de İstanbul-Yakacık, 1995’de Eskişehir,
1996’da Marmaris, 2004’te Adana binaları hizmete sokuldu.
Günümüzde Düzenli Türkiye Masonluğunu temsil eden Türkiye Büyük Locası veya Hür
ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Derneğidir. İstanbul Kadıköy ve Yakacık,
Ankara, İzmir-Alsancak ve Karşıyaka, Bursa, Adana, Antalya , Bodrum, Marmaris ve
Eskişehirdeki binalarında çalışan 193 locası ve 13.000 üyesiyle insanlık
yolundaki çalışmalarını sürdürmektedir.
![]() |
| Büyük Loca Amblemi |
![]() |
| Sultan V.Murad |
![]() |
| İttihat ve Terakki Cemiyeti Üyeleri |
![]() |
| Cavit Bey |
|
İttihat ve Terakki Cemiyeti, kuruluşunda İtalyan Birliği’ni gerçekleştiren İtalyan Masonluğu'nun etkisinde, “Özgürlük-Eşitlik-Kardeşlik” ilkelerini kabul ederek istibdata karşı mücadele verdi. İttihat ve Terakki özellikle Selanik’te bulunan İtalyan,İspanyol ve Fransız Locaları'nda toplandılar. Talat Paşa (altta), Cavit Bey (üstte), Doktor Nazım, Bahattin Manastırlı, Emanuel Karaso gibi ünlü İttihatçılar, Selanik’te Macedonia Risorta Locası'nın üyesiydi |
![]() |
| Mehmet Talat Paşa |
![]() |
| Hareket Ordusu İstanbul'a girerken |
|
İkinci Meşrutiyet’in getirdiği ilerici fikirler, 31 Mart Vak’ası diye bilinen karşı devrim hareketini başlattı. Karşı devrim hareketini bastıran Mahmut Şevket Paşa komutasında Trakya’dan gelen Hareket Ordusu subaylarının çoğu Mason'du. |
![]() |
| Atatürk, Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ile |
|
Ataturk’ün yakın çalışma arkadaşlarından, Şükrü Kaya
(altta), Hasan Âli Yücel (üstte), |
![]() |
| Atatürk, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile |
![]() |
| Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati |
![]() |
| 1932 Konvan Yemeği Tokatlıyan Oteli |
![]() |
| Mim Kemal Öke |